You are here:  Anasayfa arrow Özel Dosyalar arrow XVI. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI arrow XVI. ASIR AZERİ SAHASI TÜRK EDEBİYATI
XVI. ASIR AZERİ SAHASI TÜRK EDEBİYATI PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Cumartesi, 20 Eylül 2008

XVI. yüzyılda Safevî Devleti İran'da ve Azerbaycan'da fazla uzun sürmemesine rağmen yükseliş devresini yaşamıştır. Şah İsmâl'in başkanlığında Safevîler İran, Horosan ve Azerbaycan'ı egemenlik altına alarak Ceyhun'dan Basra Körfezi'ne kadar, Afganistan'dan Fırat nehrine kadar yayılırlar. Yavuz Sultan Selim tarafından Çaldıran Meydan Savaşı'nın kazanılması da bu yayılma ve fetihleri sona erdirmiştir (SOYSAL, 2002, s.380).
Azeri Edebiyatı Türk dünyasının Azerbaycan, İran, Doğu Anadolu, Irak bölgelerinde gelişerek XVI. yüzyılda Hatâî ve en büyük şairimiz Fuzûlî gibi sanatçıları yetiştiren edebiyat kollarımızdan biridir. Azeri Edebiyatı da İslam ve Batı uygarlığının etkisinde gelişir. Genceli Nizâmî Fars diliyle yazdığı eserlerle bu edebiyata uluslararası bir nitelik kazandırır (KARAALİOĞLU, 1980, s.177). 


Azeri lehçesiyle Türk Edebiyatı XVI. asırda Safevî iktidarının hüküm sürdüğü alanlarda gelişme göstermiştir. Fakat bu edebiyat sadece edebiyat sahasında değil aynı zamanda Türk edebiyatının da en büyük şairini yetiştirmiştir. Azeri lehçesiyle vermiştir. Bu dönem Azeri lehçesinin en ünlü ve en başarılı eserlerinin verildiği dönem olmuştur.

A) Hatâî (1487-1524) : Hatâî, XVI. asırda Safevî hükümdarlarından büyük bir devlet kurmayı başarmış Şah İsmâil'in mahlasıdır. Erdebil şeyhleri ailesine mensuptur. Henüz çocuk denebilecek yaşta tahta çıkmış ve Şîî mezhebini devletin manevi propagandası yapmıştır. Kendisinden daha büyük bir devlet kurması beklenen bu genç, enerjik, azimli ve zeki hükümdarı suni olan Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim'in askeri dehası karşısında isteklerine ulaşamamıştır. Çaldıran'da canını zor kurtarmış ve bundan sonra da eski gücüne ulaşamamıştır. Nitekim bundan on yıl sonra 24 Mayıs 1924'de Erdebil'de vefat etmiştir.
Hatâî, kuvvetli bir tahsil görerek yetişmiştir. Kendi devrindeki diğer padişahlar gibi o da şairdir. Şiir söyleyecek derecede Farsça biliyor, Türkçe'de hem divan hem de Halk şiiri tarzında tasavvufi şiirler söylüyordu. Şiîliği devlet ve tarikat mezhebi yapan şahlık ve şeyhliği birleştiren Hatâî şiirlerini Azeri Türkçe'siyle halk şairleri geleneğine bağlı kalarak deme ve nefes nazım biçimleriyle yazmıştır. Didaktik bir karakter gösteren bu şiirler Bektâşî-Kızılbaş edebiyatımızın en kudretli örnekleri sayılır. Divan tertip edecek kadar rubâîler, gazeller ve mesneviler yazmıştır. Divanında yer alan bin dört yüz beyitlik "Dehnâme" dikkat çekici eserleri arasındadır (KARAALİOĞLU, 1980, s.206).
Hatâî Azerbaycan'da yetişen Nesîmî, Nizâmî-i Gencevî, Evhâd-i Meragâî, Şirvânî, Kişver-i Tebrîzî, Habîbî gibi şairleri okumuş ve Nesîmî'nin etkisinde kalarak aruzla şiirler yazmıştır (SOYSAL, 2002, s.386).
Günümüze mal olmuş şiirlerinden başka üç eseri vardır. Bunlar; bütün şiirlerini topladığı Divan'ı, Türkçe Mesnevisi, Deh-nâme ve mesnevi tarzında yazılmış nasihat-name'dir.

B) Fuzûlî (?-1556) : Türk Azeri edebiyatının en büyük, en ünlü şairidir. Doğu-İslam kültürünün duygu, düşünce, iman, kültür, tarih ve sanat değerlerini kendisinde toplamış ve bunları eserlerine yansıtmış yüksek kültürlü bir şairdir.
Fuzûlî'nin hayatı hakkındaki bilgiler şöhreti kadar fazla değildir. Bağdat dolaylarında Hille veya Kerbela'da doğduğu sanılmaktadır. Asıl adı Mehmet'tir. Oğuzların Bayat aşiretinden geldiği bilinmektedir. Çok iyi bir eğitim görmüş küçük yaşta Arapça'yı, Farsça'yı devrinin bilimlerini ve biraz da hekimliği öğrenmiştir. Mahlası konusunda da Farsça Divan'ın önsözünde beğendiği bütün mahlasları başkalarının aldığını söyleyip arsız, gereksiz, boş anlamına gelen "Fuzûlî" mahlasını almıştır. Fuzûlî mahlasının bir diğer anlamı da erdemlilik, olgunluk anlamına gelen "Fazl" kelimesinin çoğuludur (MENGİ, 1999, s.140).
Gençliğinin büyük bir kısmını Hille'de geçirmiştir. Kanûnî Sultan Süleyman'ın Bağdat'ı fethi (1534) üzerine Bağdat'a gitmiş bir koruyucu edinmek için padişaha ve çevresindeki vezir, kadı gibi devlet süremeyen şair, takdir edilmemekten yakınmıştır. Bağdat'ın fethi sırasında orduda bulunan şair Hayâlî ve Taşlıcalı Yahyâ ile tanışmış kurdukları dostluk sonucu birbirlerinin şiirlerine nazireler bile söylemiştir.
Şiiliği tarihsel bir gerçek olan Fuzûlî, bâtinî değildir. Şair, vahdet-i vücûd anlayışına mensup bir sûfî ve on iki imam mezhebini kabul etmiştir. Bütün hayatını Hille, Kerbela ve Bağdat çevresinde geçirmiş Irak çevresinde hüküm süren ve veba hastalığından kurtulamayarak 1556'da vefat etmiştir (SOYSAL, 2002, ss.390-391).
Fuzûlî'nin edebi şahsiyetinin oluşmasında içinde bulunduğu coğrafyanın büyük etkisi olmuştur. Yaşadığı tarihi ve sosyal buhranların yanı sıra Hz. Ali ve Hz. Hüseyin'in şehit edildiği yerlerde yaşaması duyduğu bu acıyı terennüm etmesine sebep olmuştur (BANARLI, 1998,C.1, s.533).
Fuzûlî his kudreti bakımından edebiyatımızın tek şairi kabul edilmektedir. Hislerinin derinliği ve samimiliği özellikle gazellerine üstün bir değer kazandırmıştır. Şiir tekniğini çok iyi bilen Fuzûlî şiirlerinde daha çok muhtevaya önem vermiştir. İlham aldığı çeşitli unsurları kendi şahsiyeti ile bütünleştirerek kendine özgü sanat eserleri meydana getirmiştir. Mesnevi ve gazellerinin başlıca konusu aşktır. Bu tarz şiirlerinde beşeri aşkla tasavvufi aşk ilk bakışta anlaşılmaz. Fuzûlî acı ve ızdırab şairidir. Aşkı da bu yönüyle ele alır. Tasavvuf şairlerinin aksine sevgiliye kavuşmayı, neşe ve mutluluğu istemez. Kavuşmak aşkı öldürür. Bu nedenle şair, ayrılık, dert ve üzüntüyü aramış acı çekmenin insanı olgunlaştırdığı ve yücelttiği fikrini savunmuştur. Fuzûlî'nin dünya görüşü karamsardır. Ona göre dünya geçici ve acılarla doludur. Bu yüzden dünyaya ve aldatıcı zevklere bağlanılmaması gerekir. İnsan kadere rıza göstermelidir. Dünyada mutlu olanlar cahiller ve kötülerdir (İSLAM, 1992, s.103).
Türkçe, Arapça ve Farsça pek çok eseri bulunan Fuzûlî'nin manzum eserleri yanında mensur eserleri de vardır. Bunlar içerisinde tanınmışları, Türkçe Divan ve Leylâ vü Mecnûn Mesnevisi'dir. Fuzûlî'nin üç dilde Divan'ı bulunmaktadır.
Fuzûlî'nin Türkçe eserleri şunlardır: Türkçe Divan, Leylâ vü Mecnûn, Beng ü Bâde, Hadîs-i Erbâin Tercümesi, Sohbetü'l Esmâr ve Hadikatü's-Süedâ.
Fuzûlî'nin Türkçe dışında Farsça olarak Divan, Sâki-nâme, Hüsn ü Aşk, Enisü'l Kalb, Rind ü Zâhid, Risâle-i Muamma; Arapça olarak da Divan ve Matlaü'l-i'tikad adlı eseri mevcuttur. Ayrıca şairin çeşitli mektupları da kitap halinde yayımlanmıştır. (MENGİ, 1999, ss. 142-149)

 

 

Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
Son Güncelleme ( Cumartesi, 20 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
Eşanlamlı Eski Ve Yeni Kelimeler
ESKİYENİabideanıtablembelirgeablukakuşatımacayipyabancıacele etmekİvmekaceleciivecenAcz (aciz)düşküadabı muaşeretgörgü  ...
BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI (19 yy.-)
Çagdaş türk edebiyatı,omsalı devletinin gerilenmesinin hızlandığı,yapılan yeniliklerin başarıya ulaşamadığı,batıya yönelme gereğinin duyulduğu bir zamanda yani 1839’da Tanzimat fermanının ila...
ÇANAKKALE SAVAŞI
Mahmed Akif’in okul kitaplarına bazı mısraları çıkartılarak alınan büyük Çanakkale savaşını tasvir eden manzumesi, İstiklal marşı’ndan önce yazılmış en heyecan verici şii...
Türkçe bilim dili değildir (mi?)
H. Avni Öztopçu   ders BELGELİĞİ, 5 Ocak 2000 “Üniversite, bir toplumun düşünce ve bilgi lokomotifidir. Orada kendi dilimizi kullanmazsak,...
LÜFT ü NEŞR SANATI
  Bir beyit içinde iki veya ikiden fazla sözcüğü kullandıktan sonra o sözcüklerle ilgili sözcükleri sıralama sanatıdır. Genellikle birinci dizede en az iki şey söyleyip, bu söylenenlere ikinci...
Eski Anadolu Türkçesi
  Xlll. yy’ın  sonlarına kadar tek bir koldon devam eden Türk yazı dili, aynı yy’ın sonlarında dallanmalara uğramıştır. Doğuda Doğu Türkçesi (çağatayca), Kuzeyde Kuzey Batı ...
DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ
  Destanlar, toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula şekill...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ NOKTA ( : ) Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce: Cemo sopasını yere indirdi ve: - Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
ZARFLAR
ZARFLAR     ZARFLAR     Hal Zarfları Zaman Zarfları Yer ve Yön Zarfları Azlık - Çokluk Zarflerı Soru Zarfları Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTA ( . )
NOKTA ( . ) Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Kaçmayı namusuna yediremiyordu. Kısaltmalardan Sonra konur. Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısal...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play