You are here:  Anasayfa arrow Özel Dosyalar arrow XVI. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI arrow ÜMMÎ SİNAN (?-1568)
ÜMMÎ SİNAN (?-1568) PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Cumartesi, 20 Eylül 2008

Mutasavvıf şair olan Ümmî Sinan İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı İbrahim’dir. Halvetiye Tarîkatı ile ileri gelenleri arasından olup Ahmedîye Koluna bağlı kendi adı ile anılan Sinâniye Kolunu kurmuştur. Seyyîd Nizâmoğlu Seyfullah, Ümmî Sinan’ın halîfesidir.

     

Hayatı hakkında fazla bir bilgiye rastlandığı söylenemez. Rivayetlere göre kendisi ulemadandır. Ancak gördüğü bir rüya üzerine ilmi terk etme kararı almış ve tasavvufa yönelmiştir. Bu yüzden de “Ümmî” mahlasını almıştır. Prizrenli olduğu söylense de Bursa’lı Mehmet Tahir “Osmanlı Müellifleri”nde “Musahhah bir Hicâzetnâme de Bursalı oldukları görülmüştür. Karaman Diyarı’ndan oldukları da rivayet edilmektedir.” der. (BTK., C.4, ss.320 )

Doğrudan doğruya veya kısmen yahut aynı zamanda divan edebiyatı içinde mütâlaa edilebilecek tekke edebiyatı mahsulleri nazımda olduğu kadar nesir yönünden de zengindir. Hemen hemen tamamen dînî, tasavvufî, ahlakî ve menâkıb nevi’nden olan bu tür eserlerin dili devrine göre sade ve özlüdür.

Netice olarak ümmî, âlim, derviş, şeyh, esnaf, kadı, müderris vs. gibi çeşitli sınıflardan, Türkçe’nin yanında Arapça, Farsça eserler tercüme edebilen, hatta yazabilen, daha adları, eserleri bile tesbit edilmemiş, unutulmuş, kaybolmuş pek çok muhtelif mümessilleri bulunan tekke yahut tasavvuf edebiyatı bu dönemde halk ve divan edebiyatı arasında gerek nazımda gerekse nesirde olsun köprü mahiyetinde oluşunu daha belirli ve zengin bir şekilde devam ettirmektedir. Umumi olarak bu edebiyatın temsilcileri, tekke ve tarikat müntesibi, hatta (kol olarak) kurucusu olmakla eserlerinde daha ziyade ideolojiye yer verilmiş yahut tarikat ve tasavvuf kültürünün benimsenmesi, yayılması esas alınmıştır. Bununla beraber sadece dini heyecanı, dini bilgiler ve kültürü vermek, iyi ahlaki telkin etmek isteyen mümessil ve eserlerde az değildir. (ÇELEBİOĞLU,1994, s.30)

       Çok değerli bir zat olduğu söylenen ve özellikle kendisine bağlı müridleri terbiye etmede büyük bir başarı sağladığından övgüyle bahsedilmektedir. Seyyîd Nizâmoğlu, Camîü’l Avârîf’inde  Ümmî Sinan’ın kerametlerinin, büyüklüğünün uzun uzadıya ve övgü dolu sözlerle bahsederler.

       Ümmî Sinan’ın vefat tarihi ile ilgili kaynaklarda 1551 (H.958 ) verilmiş ise de, Sûfî adlı biri aşağıdaki yazdığı bir kıt’a ile bu yanlışlığı düzeltmiştir.

      

        Elli sekizde rıhleti yazıldı lakîn sıhhati

       Allahu Alem haliya guş it bu beyti der ıyan

 

       Ol Şeyh-i Hakkani-cemal buldu vîsal-i zülcelal

       Tarihi eyler Sufîya bu lafz “şeyhullah” beyan

 

      İstanbul Şehremini’nde, Kanlı Bostan Sokağında bulunan dergahında uzun süre şeyhlik etti. Halîfelerinden Nasuh Efendi isminde bir kişi tarafından Eyüp’te Olukbayır’ında bina olunan dergaha defnedildi. Türbesinin niyaz penceresinde şu beyit yazılıdır :

       Mürid-i rah-ı Hakka kıblegah-ı aşikandır bu

       Edeble gir, gözün aç türbe-i Ümmi Sinan’dır bu.

Bir divanı vardır. ( Yazması Ü.l. Ktp. Ty. Nu: 512) (TDEA.,C.8, ss.488-489 )

 

 

      a)  ÜMMÎ SİNAN’DAN ÖRNEKLER

GAZEL 1

 

 

 

 

           1- Mü’mine rahm etmeyen şeytân Müslümân olmadı

               Nefsini fehm etmeyen insân Müslümân olmadı

 

           2- Sünneti zâhirde kılan kişinin yok sünneti

               Ruh insanı denen oğlan Müslümân olmadı

 

           3- Ey mukallid nefsini imâret eyledin

               Gel bu aşkın nârına sen yan Müslümân olmadı

 

           4- Hak Muhammed yoluna girdim diyen kimse bu gün

               Görmediyse söylese yalan Müslümân olmadı

 

           5- Kalmadı Hakka tevekkül câhilin gör nefsini

               Hemen eder kim içmeye kan Müslümân olmadı

 

           6- Nefsine fermân alub cân aklımın eyler harâb

               Lâ diyub illâ demez ol hân Müslümân olmadı

 

           7- Ey Sinân-ı Ümmî dalâlet zümresinde kalma kaç

               Tevhîd inkâr eden inan Müslümân olmaz

 

 

 

 

 

 

GAZEL 2

 

           1- Gel berü seyr-i kerâmet isteyen hâl üstine

                Bize Allah’dan ne izzet açılur kâl üstine

 

           2- Galmişüz “Kalûbelâ”dan zâtını zikr itmeğe

                Meylümüz yokdur bizüm hiç gayrı a’mâl üstine

 

           3- Biz şeraîtle hakikat bahrınun gavvâsıyuz

               Gitmedük hakdur yolumuz gayrı akvâl üstine

 

           4- Kim ki bâtın âleminde giydi ışkun hilatini

               İstemez gayri libâs âlemde bir şâl üstine

 

           5- İy Hudâ lûtf eyle sen Ümmî Sinan’un yolını

                Bağla ışkun zenciriyle gitmesün dâl üstine

 

 

GAZEL3

 

 

           1- Sır elünde sevdüğüm yâ Rab hayâlündür senün

                İlm-i sırdan irdüğüm yâ Rab visâlündür senün

 

 

           2- Nesl-i Âzer yapduğı büthaneden eyler güzer

               Secde-gâhı cânumun yâ Rab cemâlündür senün

 

           3- Zikr-i zâtun feyzidür can mülkine âb-ı revan

               Kalbümi tâhir kılan yâ Rab zelâlündür senün

 

           4- Cümle mahlûkun içinde gizli yir yok gözlüye

                Kande baksan gördüğüm yâ Rab kemâlündür senün

 

           5- Dir sana Ümmî Sinan her kim ki vahdet buldise

               Işk elünden sunduğun yâ Rab nevâlündür senün

 

 

 

 

Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
Son Güncelleme ( Cumartesi, 20 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
DİL BİLİÇLENMESİ
                               ...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
HÜSNÜ TALİL SANATI
Herhangi gerçek bir olayın meydana gelişini, hayâli ve güzel bir sebebe bağlama sanatıdır. Bu sanat daha çok anlatıma güzellik ve zerâfet vermek için yapılır. (1)...
Cemal Süreya Gözü ile Oktay Rıfat
              Garip akımının temsilcilerinin edebiyatımızda çok önemli bir yeri vardır. Özellikle bir çok eleştirmen ve ...
İRSÂL-İ MESEL SANATI
İrsâl-i Mesel veya Îrâd-ı Mesel adı verilen bu bedi` tâbir, kuruluş itibariyle birer birleşik teşbih görünümündedir. İrsâl-i Mesel’de söylenen düşünce bir taraf, bu düşünceyi p...
DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ
  Destanlar, toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula şekill...
Dante Ve İlahi Komedya
tarihsel arka plan:   Tarihsel akış düşüncelerin diyalektik ilerleyişi olduğu kadar bununda üstünde  ekonomi-politik bir ilerleyiştir.   Dante’nin ortaçağın sonunu ve y...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ NOKTA ( : ) Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce: Cemo sopasını yere indirdi ve: - Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
ZARFLAR
ZARFLAR     ZARFLAR     Hal Zarfları Zaman Zarfları Yer ve Yön Zarfları Azlık - Çokluk Zarflerı Soru Zarfları Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTA ( . )
NOKTA ( . ) Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur. Kaçmayı namusuna yediremiyordu. Kısaltmalardan Sonra konur. Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda kısal...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play