Mutasavvıf
şair olan Ümmî Sinan İstanbul’da doğmuştur. Asıl adı İbrahim’dir. Halvetiye
Tarîkatı ile ileri gelenleri arasından olup Ahmedîye Koluna bağlı kendi adı ile
anılan Sinâniye Kolunu kurmuştur. Seyyîd Nizâmoğlu Seyfullah, Ümmî Sinan’ın
halîfesidir.
Hayatı hakkında fazla bir bilgiye
rastlandığı söylenemez. Rivayetlere göre kendisi ulemadandır. Ancak gördüğü bir
rüya üzerine ilmi terk etme kararı almış ve tasavvufa yönelmiştir. Bu yüzden de
“Ümmî” mahlasını almıştır. Prizrenli olduğu söylense de Bursa’lı Mehmet Tahir
“Osmanlı Müellifleri”nde “Musahhah bir Hicâzetnâme de Bursalı oldukları
görülmüştür. Karaman Diyarı’ndan oldukları da rivayet edilmektedir.” der.
(BTK., C.4, ss.320 )
Doğrudan doğruya veya kısmen yahut aynı zamanda
divan edebiyatı içinde mütâlaa edilebilecek tekke edebiyatı mahsulleri nazımda
olduğu kadar nesir yönünden de zengindir. Hemen hemen tamamen dînî, tasavvufî,
ahlakî ve menâkıb nevi’nden olan bu tür eserlerin dili devrine göre sade ve
özlüdür.
Netice olarak ümmî, âlim, derviş, şeyh, esnaf,
kadı, müderris vs. gibi
çeşitli sınıflardan, Türkçe’nin yanında Arapça, Farsça eserler tercüme
edebilen, hatta yazabilen, daha adları, eserleri bile tesbit edilmemiş,
unutulmuş, kaybolmuş pek çok muhtelif mümessilleri bulunan tekke yahut tasavvuf
edebiyatı bu dönemde halk ve divan edebiyatı arasında gerek nazımda gerekse
nesirde olsun köprü mahiyetinde oluşunu daha belirli ve zengin bir şekilde
devam ettirmektedir. Umumi olarak bu edebiyatın temsilcileri, tekke ve tarikat
müntesibi, hatta (kol olarak) kurucusu olmakla eserlerinde daha ziyade ideolojiye yer verilmiş
yahut tarikat ve tasavvuf kültürünün benimsenmesi, yayılması esas alınmıştır. Bununla beraber sadece
dini heyecanı, dini bilgiler ve kültürü vermek, iyi ahlaki telkin etmek isteyen
mümessil ve eserlerde az değildir. (ÇELEBİOĞLU,1994, s.30)
Çok değerli bir zat olduğu
söylenen ve özellikle kendisine bağlı müridleri terbiye etmede büyük bir başarı
sağladığından övgüyle bahsedilmektedir. Seyyîd Nizâmoğlu, Camîü’l Avârîf’indeÜmmî Sinan’ın kerametlerinin, büyüklüğünün
uzun uzadıya ve övgü dolu sözlerle bahsederler.
Ümmî Sinan’ın vefat tarihi ile
ilgili kaynaklarda 1551 (H.958 ) verilmiş ise de, Sûfî adlı biri aşağıdaki
yazdığı bir kıt’a ile bu yanlışlığı düzeltmiştir.
Elli
sekizde rıhleti yazıldı lakîn sıhhati
Allahu Alem haliya guş it bu beyti der ıyan
Ol Şeyh-i
Hakkani-cemal buldu vîsal-i zülcelal
Tarihi eyler Sufîya bu lafz “şeyhullah”
beyan
İstanbul Şehremini’nde, Kanlı Bostan Sokağında bulunan dergahında
uzun süre şeyhlik etti. Halîfelerinden Nasuh Efendi isminde bir kişi tarafından
Eyüp’te Olukbayır’ında bina olunan dergaha defnedildi. Türbesinin niyaz
penceresinde şu beyit yazılıdır :
Mürid-i
rah-ı Hakka kıblegah-ı aşikandır bu
Edeble gir, gözün aç türbe-i Ümmi
Sinan’dır bu.
Bir
divanı vardır. ( Yazması Ü.l. Ktp. Ty. Nu: 512) (TDEA.,C.8, ss.488-489 )
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya
bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi
dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
HÜSNÜ TALİL SANATI
Herhangi gerçek bir olayın meydana gelişini, hayâli ve
güzel bir sebebe bağlama sanatıdır. Bu sanat daha çok anlatıma güzellik ve
zerâfet vermek için yapılır. (1)...
Cemal Süreya Gözü ile Oktay Rıfat
Garip akımının
temsilcilerinin edebiyatımızda çok önemli bir yeri vardır. Özellikle bir çok
eleştirmen ve ...
İRSÂL-İ MESEL SANATI
İrsâl-i Mesel veya Îrâd-ı Mesel adı
verilen bu bedi` tâbir, kuruluş itibariyle birer birleşik teşbih
görünümündedir. İrsâl-i Mesel’de söylenen düşünce bir taraf, bu düşünceyi
p...
DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ
Destanlar,
toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman
istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula
şekill...
Dante Ve İlahi Komedya tarihsel arka plan:
Tarihsel akış düşüncelerin diyalektik ilerleyişi olduğu kadar bununda
üstünde
ekonomi-politik bir ilerleyiştir. Dante’nin ortaçağın sonunu ve
y...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ
NOKTA ( : )
Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da
konuşma çizgisinden önce:
Cemo sopasını yere indirdi ve:
- Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
Dil bilgisi giriş Dil: İnsanların duygu,
düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler
sistemidir.
Dilbilgisi :
Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
ZARFLAR
ZARFLAR
ZARFLAR
Hal Zarfları
Zaman Zarfları
Yer ve Yön Zarfları
Azlık - Çokluk Zarflerı
Soru Zarfları
Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTA ( . )
NOKTA (
. )
Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur.
Kaçmayı namusuna yediremiyordu.
Kısaltmalardan Sonra konur.
Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda
kısal...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...