Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı XVI. yüzyılda Yunus
Emre’den beri onun yolunda bir şair yetiştirmemekle beraber (Akşemseddin
misalinde olduğu gibi) aynı yolda eserler vermeye devam ediyordu. Tekkelerde ve
tekke mensupları arasında bestelenerek okunmak için yine ilahiler söyleniyordu.
Mutasavvıf halk şairleri bu ilahileri yine Yunus Emre tarzında ve onun yolunda
söylüyorlardı. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı şairleri içinde medreseden
yetişenler ve divan tarzı şiirler söyleyenlere de eksik değildi. Bunlar
şiirlerini umumiyetle aruz vezniyle ve gazel tarzıyla yazıyorlardı.
Dinî-Tasavvufî
Türk Edebiyatı’nın bu çeşit şiirlerinde Mevlâna ve Yunus tesiri
mevcuttu. Fakat Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı’nın en bol ve güzel şiirleri yine
bu dervişler arasında Yunus tarzının bir devamı halinde idi. Halk söyleyişinin
ve hece ile ilahi tarzının bu kuvvetli terennümleri ardı arkası kesilmeyen bir
takım ses ve heyecan dalgaları halinde memleketin her tarafına yayılıyordu. Bu
asrın tasavvuf şairleri arasında Gülşenî tarikatının kurucusu Şeyh İbrahim
Gülşenî’nin; Melâmiyye-i Bayramiyye tarikatına mensup Ahmed-i Sabran ve
Halvetiyye tarikatı mensuplarından Vâhip Ümmî, Ümmî Sinan’ın müstesna mevkileri
vardır. Bu isimlere Şeyh Aziz Mahmud Hudâi’nin üstadı ve Hacı Bayram Velî’nin
müritlerinden, Bursalı Muhyiddin Üftâde, Seyyid Seyfullah Halvetî’yi, İdris
Muhtefî’yi katmak yerinde olur.
İbrahim
Gülşenî, Halvetîliğin bir kolu halinde gelişen Gülşenî tarikatının kurucusudur.
Hem divan tarzında hem de Yunus tarzı şiirleriyle tanınmış bir sofi şairidir.
Bu asırda
Bektâşî şairlerinden; Şah İsmâil Hatayî, Pir Sultan Abdal, Kalender Abdal, Muhiddin Abdal, Yetim Ali Çelebi,
Askerî vb. sayabiliriz (GÜZEL, TORUN, 2003, ss. 287-288).
Müslümanlığın
Orta Asya’da Türkler arasında yayılmaya çalışılması sırasında onlara şiirle
hitap edilmiştir. Bu şiirlere tekke şiiri denir. Yani Tekke şiiri fikri kaynağı
tasavvuftan almaktadır. Dil açısından da Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı’nda XVI.
asra kadar ve bu asırdan sonra Türk Milli lisanı kullanılmış, halk vezniyle
yazılmış ve geniş kitlelere hitab edilmiştir. Bunlar Ahmet Yesevî ve Yunus Emre
gibi büyük mutasavvıf şairler sayesinde mümkün olmuştur. Bir silsile olarak
örneğin saraydaki padişahtan dağdaki çobana varıncaya kadar her zümreye hitab
ettiği için büyük bir kitle toplamıştır (GÜZEL, 1999, ss.30-40).
Ahmet
Yesevî ile temelleri atılıp Yunus Emre ile gelişen Dinî-Tasavvufî Halk
Edebiyatı XVI. asırda da bu geleneğin devamı şeklinde ilerlemiştir. Bu dönemde
kullanılan nazım şekilleri Aşık ve Divan Edebiyatı ile ortaktır. Ancak türler
konusunda farklılık vardır. Dinî-Tasavvufî Türk Edebiyatı’nda ilâhi, münâcat,
tevhid, na’t, mirâciye, mevlid, hilye, ramazaniye, mehdiye, hikmet, nutuk,
devriye, şathiye gibi daha ismini sayamadığımız birçok tür kullanılmıştır. Dili
her kesime hitab edebilme özelliğinden dolayı ne çok duru ne de Divan şiiri
kadar ağdalıdır. Okuyan her insanın anlayabileceği bir dile sahiptir (GÜZEL,
1999, ss.43-47).
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
Eski Anadolu Türkçesi
Xlll. yy’ın sonlarına kadar tek bir koldon devam eden
Türk yazı dili, aynı yy’ın sonlarında dallanmalara uğramıştır. Doğuda Doğu
Türkçesi (çağatayca), Kuzeyde Kuzey Batı ...
gazel
Aslı Arapça olan gazel
sözcüğü; kadınlarla, sevgi üzerine arkadaşlık, ahbaplık etmek demektir.
Edebiyat terimi olarak da, güzellikten, aşktan, onun yüzünden çekilen
acılardan, içkide...
DESTAN DESTAN
Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir
kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir
birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
TEVRİYE SANATI Tevriye’nin lügat manası, bir şeyi arkaya
atmak, örtmek demektir. Buna ihâm denildiği gibi bedî ile Arapça kitaplarında
“tevcih” ve “tahyil” adları da verilmiştir. Edeb...
Hikaye Türü, Tanımı, Unsurları
Hikaye; hayatta olan veya olacak kanısı
veren olayları bir ölçü ile anlatan, hayalde tasarlanan ilgi çekici bir takım
olayları anlatarak oku...
İKTİBAS SANATI
İKTİBAS SANATI
Ödünç alma. Bir ayeti, bir hadisi ya da bir sözü tam veya
yarım olaak anlamlı bir biçimde aktarma sanatıdır. İktibaslar bu yönleriyle
irsâl-i mesele benzerler. Lelâm...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ
NOKTA ( : )
Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da
konuşma çizgisinden önce:
Cemo sopasını yere indirdi ve:
- Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
Dil bilgisi giriş Dil: İnsanların duygu,
düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler
sistemidir.
Dilbilgisi :
Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
ZARFLAR
ZARFLAR
ZARFLAR
Hal Zarfları
Zaman Zarfları
Yer ve Yön Zarfları
Azlık - Çokluk Zarflerı
Soru Zarfları
Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTA ( . )
NOKTA (
. )
Tamamlanmış cümlelerin sonuna konur.
Kaçmayı namusuna yediremiyordu.
Kısaltmalardan Sonra konur.
Prof. Dr. bkz. vb. Bn. P.T.T, T.B.M.M. ... (Not: Son yıllarda
kısal...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...