Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması için kişinin anadilini iyi bilmesi ve doğru kullanması gereklidir.
İşlek, açık ve doğru anlatım eğitim yaşamının her döneminde önemlidir. Anlatım
kişinin seviyesini belirler. Yazılı ve sözlü anlatımda başarı, istediklerimizi
derli toplu ve düzenli anlatmaya bağlıdır.
Anadili
Prof. Dr. Doğan Aksan
anadilini şöyle tanımlıyor: "Anadili başlangıçta aileden ve yakın
çevrelerden öğrenilen, insanın bilinçaltına inen ve bireylerin toplumla en
güçlü bağlarını oluşturan dildir" (Aksan, 1990). Başka uluslar da kendi
dillerini ifade etmek için "ana" sözcüğü ile oluşturulmuş kavramlar
kullanmaktadır. Aynı anadili içinde, özellikle konuşma dilinde yörelere özgü
kimi farklılıklar olduğunu görebiliriz. Bu tür söyleyiş farklılıkları yalnızca
kullanıldıkları ağız içinde geçerlidir. Ortak dilin özellikleri olarak kabul
edilemez.
Ortak Dil
Bütün ülkelerde
değişik ağız yapıları vardır. Her ülke bunlardan birini bilim ve kültür dili
olarak seçer. Seçilen bu ağza ortak dil ya da standart dil adı verilir. Türkiye
Türkçesi için kabul edilen ortak dil İstanbul ağzıdır. Ortak dil aynı ülkede
yaşayan, aynı dili konuşan insanların hepsinin ortaklaşa kullanabilecekleri bir
dil gereksiniminden doğar. Bir toplumda bireysel, kültürel, bilimsel ve
ekonomik gelişmeler, o toplumu oluşturan bireylerin ortak bir dili doğru kullanabilmeleriyle
gerçekleşir.
Anlatım Bozukluklarının Nedenleri
Kişi amacını söz veya
yazıyla anlatmak için önce düşüncelerini belirler, düzenler; sözcükleri seçer,
sıraya koyar; cümleler kurar. Bu düzen konuşurken çoğu kez kendiliğinden işler.
Yazarken uzun uzun düşünme, uygun sözü ve biçimi bulma, araştırma olanağı
vardır. Yine de çoğu kez duyguları, düşünceleri daha etkili anlatabilmek için
gereksiz tekrarlar, yersiz sözcükler, bozuk cümleler anlatımı doldurur.
Kuşkusuz, anadilini iyi öğrenememek, anadili bilincini kazanamamış olmak
anlatım bozukluklarının en önemli nedenidir. Özellikle gençlerin dilinde, şoke
olmak, gümlemek, yolunu bulmak, araklamak, kazıklamak, ineklemek... gibi argo
sözcükler gereğinden fazla kullanılmakta ve gittikçe çeşitlenerek artmaktadır.
Daha çok konuşmada görülen bölge ağızlarına ait özelliklerin birçok öğrencide
yazıda da görüldüğü dikkat çekmektedir: mahsustan, savul (sağol), levha
(levha), bastırma(pastırma), moderin, heşte üzülmen, arabaynan, bunnardan,
dinnendim, boşanan kadroya, diyerekten, bitaki, bissürü... gibi.Yani, şey,
yahu, tabii, durum, olay, vaziyet, fayda ve yarar, çağdaş uygarlık ve
medeniyet, çocukların terbiye ve eğitimi, açık ve net gibi sık sık kullanılan
ve anlatımı bozan sözler,Türkçenin çok zengin olan söz dağarcığının, iyi
kullanılamadığını göstermektedir.
Sözcüklerle İlgili Anlatım
Bozuklukları
Anlatım
bozukluklarının önemli bir bölümü sözcük düzeyindedir. Anlatımda, varlıkların
niteliklerini ve eylemlerini, durumları ve duyguları iyi anlatabilmek için
bunların dildeki karşılıkları olan sözcüklerin dikkatli seçilmesi gerekir. İyi
seçilememiş bir sözcük cümlenin anlamını bozar. Sözcük düzeyinde yapılan
yanlışları şu başlıklar altında toplayabiliriz:
Yapıları Yanlış Olan Sözcükler
Sözcüklere yanlış ekler
ya da sözcükler eklenerek bu tür yanlışlar yapılır. Aşağıdaki cümleleri
inceleyelim.
• Yemek yiyilip,
kahveler içildikten sonra konuya geçildi.=yenilip ("yemek" eyleminin
edilgeni yenilmek"tir)
• Toplantıda
Doğu'daki bazı bölgevi meseleler ele alıdı.="bölgesel" sözcüğü
kullanılmalıdır.
• "Eva
Peron" belgeselinde halkın tezahüratları abartılıydı.=gösterileri
("tezahürat" zaten çoğuldur)
• Her yaz Boğaz'da
bir sayfiyelik ev kiralarız.=yazlık ("sayfiye" yazlık anlamındadır.
Üzerine bir de Türkçe +lık eki getirilmektedir.)
• Yeşil beldemizi
güzelletelim.="güzelleştirelim" sözcüğü kullanılmalıdır.
• Bu yöntem bana
gayripratik göründü.=kolay görünmedi ("gayri" Arapça,
"pratik" Fransızcadır.)
• İki ülke arasındaki
kardeşane ilişkiler geliştirilmelidir.=kardeşçe ("kardeş" Türkçe,
"ane" eki Farsçadır.)
• Hafta içi taşıt
araçları cadde üzerinde on dakikadan fazla kalamazlar.=taşıtlar, araçlar,
taşıma araçları
• Kendisini yakinen
tanırım.=yakından ("yakın" Türkçe, "en" eki Arapçadır.)
• Bayramınızı
kutlular, ellerinizden öperim.="kutlar" sözcüğü kullanılmalıdır.
• Rahmetlik amcam bu
günleri göremedi.="rahmetli" sözcüğü kullanılmalıdır.
Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler
Bu tür yanlışlar
sesçe birbirine yakın sözcüklerin karıştırılmasından doğmaktadır. Aşağıdaki cümleleri
inceleyelim.
• Bu iki sözcüğü
birbirine karıştırıyoruz. Oysa aralarında küçük de olsa bir ayrıntı vardır.
Ayrıntı (=teferruat, detay). Bu cümlede ayrım (=fark) sözcüğü kullanılmalıdır.
• Mahalleler
birbirine yaklaşık olarak kurulmuştu.="yakın" sözcüğü
kullanılmalıdır.
• Almanya'dan öğretim
durumumu gösteren bir belge istiyorlar. Öğretim (=öğretme) eylemidir. Bu
cümlede öğrenim (=öğrenme) eylemi olmalıdır.
• Onların azımsadığı
genç edebiyatçılar çok başarılı oldu.="küçümsediği" sözcüğü
kullanılmalıdır.
• Başkanın konuşması
bütün ülkede olumlu tepkiler yarattı. Tepki (=bir olaya, bir güce karşı geri
tepme). Bu cümlede "etki" sözcüğü kullanılmalıdır.
• Çekimserliği
yüzünden hiç hakkını arayamaz.="çekingenliği" sözcüğü
kullanılmalıdır.
• Çocuğun bütün vücudunu
büyük büyük yaralar kapsamıştı. Kapsamak (=içine almak). Bu cümlede
"kaplamıştı" sözcüğü kullanılmalıdır.
Birbiriyle
karıştırılan sözcüklerin bazıları da şunlardır:
Eşanlamlı sözcüklerin
aynı cümle içinde bir arada kullanılması ya da gereksiz bir sözcüğe cümlede yer
verilmesi anlatımın gücünü azaltır. Söylenilenin kolaylıkla anlaşılmasına engel
olur. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
• Yer yer iki metreyi
bulan kar yağışına rağmen ilçeye ulaşılmaya çalışılıyor. Ölçülebilen yağış
değil kardır. Yer yer iki metreyi bulan kara rağmen...
• Zamanlama çok
yanlış bir vakte denk geldi."Zamanlama yanlış oldu" şeklinde cümle
gereksiz sözcüklerden kurtarılabilir.
• Duvarlara kalemle
yazı yazmayınız."kalemle" sözcüğü gereksizdir.
• İki lider, beş saat
süreyle görüştüler."süreyle" sözü gereksizdir.
• Seçimlerin tarihi
yaklaştıkça partilerin faaliyeti gittikçe artıyor."gittikçe" sözcüğü
gereksizdir.
• Bu görüş
ayrılığının sebebi neden kaynaklanıyor?"Bu görüş ayrılığının sebebi
nedir?"
• İlk yüzmeye
başladığım zaman sudan korkardım."İlk" sözcüğü gereksizdir.
Gereksiz Yinelenen Sözcükler
Bu tür yanlışlar
genellikle, aynı sözcüğün Türkçesiyle, yabancı dillerden gelen şeklinin aynı
cümle içinde kullanılmasıyla olur. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
• Çocuk kitapları
çocuklara, merhameti ve acımayı da öğretmelidir.
• Her dersin kendine
özgü ilke ve prensipleri vardır.
• Burada bana yeni
olanaklar sağlayacak imkanlar bulamadım.
• Kendini düşünen,
egoist insanlardan korkarım.
• İlgi ve alakanızı
esirgemeyeceğinizi biliyorum.
• Hepinize sonsuz
teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.
• Yarışma birazdan
başlamak üzere.
• Eski geçmiş günleri
hatırladım birden.
Gereksiz Kullanılan Yardımcı Eylemler
Türkçede kimi ad
soylu sözcükler etmek olmak yardımcı eylemleriyle birlikte kullanılmaktadır.
Günümüzde bu eylemlere yapmak, bulmak, eylemleri dek atılmıştır. Oysa yardımcı
eylemlerle cümleyi doldurmak yerine sözcüklerin eylem olanını kullanma yoluna giderek,
Türkçenin zenginliğinden ve gücünden yararlanarak, daha duru bir anlatıma sahip
olabiliriz. Umut ediyorum yerine umarım, dilerim kuşku etmek yerine kuşkulanmak
başvuruda bulunmak, başvuru yapmak yerine, başvurmak duyuru yapmak yerine
duyurmak etki etmek yerine etkilemek Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
Son günlerin en çok
istek alan parçası yine bir numarada="istenen veya beğenilen"
olmalıdır.
Burada bekleme
yapılmaz.="beklenmez veya durulmaz" olmalıdır.
Stüdyomuza gelme
isteğinde bulunanlar.="gelmek isteyenler" olmalıdır.
Yavrulama yapan
kediler kobay olarak kullanıldı.="yavrulayan" olmalıdır.
Çelişen Sözcükler
Bir yazı ya da
konuşmada, birbirini tutmayan, çelişen sözler kullanılması okuyanı, dinleyeni
şaşırtır. Anlatım inandırıcılığını yitirir, karışıklığa yol açar. Türkçede
karışıklığa yol açan sözlerden bazılarını cümleler üzerinde inceleyelim.
• Belki bugün çarşıya
çıkacağız tabii belki - tabii
• Kuşkusuz duyduğum
onun sesi olmalı. Kuşkusuz - olmalı
• Eminizki iradeli
bir insan olan öğretmenimiz bu sorununu da herhalde çözmüştür. eminizki -
herhalde
• Üç ayrı yerde
başlayan yangında mutlaka kasıt ihtimali var diyorlar. Mutlaka - ihtimali
• Aşağı yukarı tam
beş yıldır görüşemiyoruz. Aşağı yukarı - tam
• Kısmen de olsa
kendimi ona karşı tamamen sorumlu hissediyorum. Kısmen – tamamen
Yanlış Okunan, Yazılan ve Söylenen
Sözcükler
Bu yanlışlar
genellikle başka dillerden Türkçeye girmiş sözcüklerin okunmasında,
yazılmasında ve söylenmesinde görülür. Çoğunlukla yabancı sözcüklerin anlamının
tam ve doğru olarak bilinmemesinden ileri gelir. Anlamı tam ve doğru olarak
bilinmeyen yabancı sözcüklerin yerine Türkçelerinin seçilmesi anlatımın doğru
ve açık olmasını sağlar. Aşağıda bu tür sözcüklerin bir kısmının yanlış ve
doğru şekilleri liste halinde verilmiştir. Yanlış Doğru adele adale afaroz
aforoz arazöz arozöz asvalt asfaltâyar ayareyitim eğitimhâtırâ hâtıraherkez
herkeshîbe hibeihtibaren itibarenkavonoz kavanozklavuz kılavuzlağzım lazımmefta
mevtamahfetmek mahvetmekmeşgâle meşgalemuaffak muvaffakörneyin örneğinrâkip
rakipsezeryan sezaryensilüet siluetşevkat şefkattarikatler tarîkatlertafsiye
tasfiyeteşfik teşvikTürkiya Türkiye vâhim vahimyalnış yanlışyanlız yalnız
Cümle Kuruluşu ile İlgili Anlatım
Bozuklukları
Dilde sesler bir
araya gelerek sözcükleri, sözcükler bir araya gelerek cümleleri oluşturur.
Sözcükleri doğru seçmek kadar, onları cümlede yerli yerinde kullanmamak da
anlatımı etkiler.
Cümlenin Öğeleriyle İlgili Anlatım
Bozuklukları
Cümleler duygu,
düşünce ve isteklerimizi en kolay ve en kısa anlatma araçlarıdır. Kurduğumuz
cümleler her zaman açık ve anlaşılır olmalıdır. Cümleyi oluşturan öğeler
anlatılmak istenen amaca göre belirli bir düzen içinde sıralanır. Öğelerin
dizilişi amaca uygun olmazsa ya da cümle içinde bir sözcük eksik olursa cümle
istediğini anlatamaz. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
• Burası bu
tartışmanın ne yeri ne de zamanı."Burası bu tartışmanın yeri"
olmayabilir ama "burası bu tartışmanın zamanı..." biçiminde bir
anlatım doğru değildir.
• Okulun onarımı üç
ay içinde bitecek ve eğitime başlayacaktır. Bitecek olan "okulun
onarımı"dır. Eğitime başlayacak olan ise "okul”dur. İkinci cümlenin
öznesi olan "okul" sözcüğü kullanılmadığı için cümlede anlatım
bozukluğu vardır.
• O seni inandırmak
için yalvarıyor, biz de sizi kuşkuyla izliyorduk. İnandırmaya çalışan
"o"dur. İzleyen ise "biz". İki ayrı yargı, iki ayrı özne
vardır. Birinci cümlenin yüklemi yalvarıyordu" olmalıydı.
• Senin bu işi
yapacağına inanıyor ve bekliyorum."bekliyorum" yüklemi geçişli bir
eylem olduğundan bir nesne ile kullanılması gerekirdi. Bu cümlede bekliyorum
yükleminden önce "bunu" sözcüğünün de bulunması gerekirdi.
• Gençlerimizi
sevmeliyiz, güvenmeliyiz."gençlerimizi" sözcüğü,
"sevmeliyiz" yükleminin nesnesidir. Ancak "gençlerimiz" sözcüğü
"güvenmeliyiz" sözcüğüne nesne olamaz. Çünkü "güvenmeliyiz
yüklemi bir dolaylı tümleçle birlikte kullanılmalıdır. Bu cümlede
"güvenmeliyiz" yükleminden önce "onlara" tümlecinin de
bulunması gerekirdi.
• Dişçi çocuğun
dişini çekip eve gönderdi."Dişçi çocuğun dişini çektikten sonra onu evine
gönderdi" olmalıydı.
• Evin eşyaları
boşaltıldı ve yakıldı. Bu cümlede yakılan nedir? Ev mi yoksa eşyalar mı?
Aşağıdaki
cümlelerdeki anlatım bozukluklarını gidermeye çalışın.
• Buna ancak okurlar
karar verir, uygular.
• Ayşe'yi çok sever,
daima güvenirim.
• Bütün kitapların
adı listeye yazıldı ve kütüphanedeki raflara yerleştirildi.
• Öğretmen sayısı çok
olan bölgelerden alıp az olan bölgelere vereceğiz.
Olumlu ve Olumsuz Yargıların
Birlikte Kullanımından Doğan Anlatım Bozuklukları
Olumlu ve olumsuz
yargıların birlikte kullanıldığı cümlelerde yargıların birbirine karışmamasına
dikkat etmek gerekir. Genellikle virgülle, noktalı virgülle (ve ama fakat ancak
gibi) bağlaçlarla birbirine bağlanan, düşüncelerin art arda sıralandığı sıralı
cümlelerde olumlu ve olumsuz yargıların birbirine karıştırıldığı olur.
Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
• Düşüncelerinde
ısrarlı ama inatçı değildi."değildi" yüklemi "inatçı"
sözüyle birlikte, "ısrarlı" sözcüğünün de yüklemi durumunda.
Düşüncelerinde ısrarlıydı ama inatçı değildi, olmalıdır.
• Tereyağı tam
sağlıklı ve yaşlı olmayan kimselerce yenmelidir."tam sağlıklı" ve
"yaşlı olmayan" sözlerinden "sağlıksız" ve "genç"
anlamları çıkıyor. Tereyağı tam sağlıklı ve genç kimselerce yenmelidir,
olmalıdır.
• Herkesin temiz
olmasını ve yere hiçbir şey atılmasını istemiyorum. Herkesin temiz olmasını
istiyorum ve yere hiçbir şey atılmasını istemiyorum, olmalıdır.
Aşağıdaki
cümlelerdeki anlatım bozukluklarını gidermeye çalışın.
• Çalışkan ama
girişken bir öğrenci değildi.
• Peyniri az zeytini
hiç yemem.
Yardımcı Eylem Eksikliğinden Doğan
Anlatım Bozuklukları
Türkçede sık
karşılaşılan anlatım bozukluklarından biri de yardımcı eylem eksikliğinden
doğan anlatım yanlışlarıdır. Özellikle sıralı ve bağlı cümlelerde yardımcı
eylemlerin unutulması cümlede anlatım bozukluğuna yol açmaktadır. Aşağıdaki
cümleleri inceleyelim.
• Öğretmenlerin
içinde bulunduğu koşullar tesbit ve bu koşullar eğitimi olumlu yönde
geliştirecek biçimde düzeltilmelidir."tesbit" sözcüğünden sonra
"etmek" yardımcı eyleminin "edilmeli" biçimi
getirilmelidir.
• Öğrencilerimizi
tebrik ve hepinizin adına teşekkür ederim."tebrik" sözcüğünden sonra
"etmek" yardımcı eyleminin "eder" şekli getirilmeli. Ayrıca
"adına" sözcüğünden sonra "kendilerine" sözcüğü getirilerek
cümledeki dolaylı tümleç eksikliği de giderilmelidir.
• Okullardaki eşyayı
tahrip ve onlara zarar verenler disiplin kuruluna verilir."tahrip"
sözcüğünden sonra "etmek" yardımcı eyleminin "eden" biçimi
getirilmelidir.
Sözcük ve Sözcük Öbeklerinin
Yerinde Kullanılmamasından Doğan
Anlatım Bozuklukları
Bir cümle içinde
sözcükler, bulunması gereken yerde bulunmazsa anlam karışıklığı, anlatım
bozukluğu ortaya çıkar. Cümlenin anlamında belirsizlik olur. Aşağıdaki
cümleleri inceleyelim.
• Ali'nin sınıf
başkanlığı otuza karşı, on iki oyla reddedildi. Bu cümleye göre Ali'nin
başkanlığı on iki oyla reddedilmiş oluyor. Oysa anlatılmak istenen otuz oyla
reddedildiğidir.
• Çırılçıplak
gazetecilere yakalanan sanatçı ateş püskürdü."Çırılçıplak" olan
"gazeteciler" mi yoksa "sanatçı" mı? Aşağıdaki cümlelerdeki
anlatım bozukluklarını gidermeye çalışın.
• Haberlerde tekrar
tekrar yıkılan köprüleri izledim.
• Bütün gün bomboş
evde oturdum.
• Su gibi içkiler
içiliyor, çılgınca eğleniyordu.
• . Dersanesi
öğrencileri ücretsiz üniversite sınavına hazırlıyor.
• Henüz bu dersin
sağladığı yararlar öğrencilerimize tam olarak yansımış değil.
• İzinsiz inşaata
girilmez.
Özne-Yüklem Uyumsuzluğundan Doğan
Anlatım Bozuklukları
Özne ile yüklemin
uyumsuzluğu cümlenin anlatımını bozar. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
• Ayla ile Serap'ın
anlatımında hem yanlışlar var hem de kitap diline hiç uygun değil."hiç
uygun değil" yükleminin öznesi "Ayla ile Serap'ın anlatımı"
olmalıdır.
• Meteor yağmurları
her yıl düzenli olarak tekrarlar."bir şey" tekrarlamaz, tekrar etmez
fakat tekrarlanır, tekrar edilir.
• Bu gibi olayları
saymakla bitmez."bitmez" eyleminin öznesi "bu gibi olaylar"
olmalıdır.
• O yıl eğlenceyi
seven ne kadar öğrenciler varsa bu derslere ilgi gösterdi."öğrenci"
sözcüğü tekil kullanılmalıdır.
• Ellerime uğur
böcekleri konuyorlar. Cümledeki özne çoğul hayvan adı veya çoğul bitki adı
olursa, cümlenin yüklemi tekil olur. "konuyor" sözcüğü
kullanılmalıdır.
• Bacakları tutmuyor,
gözleri artık görmüyorlardı. Cümledeki özne organ adlarından birini gösteren
çoğul bir sözcükse yüklem tekil olur. "görmüyordu" sözcüğü
kullanılmalıdır.
• İşlerimiz artık
çoğaldılar. Cümledeki özne eylem bildiren çoğul bir özneyse yüklem tekil olur.
"çoğaldı" sözcüğü kullanılmalıdır.
• Kamyonların
gürültüleri bütün sokağı kaplıyorlardı. Özneleri çoğul cansız varlık olan
cümlelerin yüklemi tekil olur. "kaplıyordu" sözcüğü kullanılmalıdır.
• Saniyeler geçmek
bilmiyorlardı. Saat, dakika, saniye, ay, yıl gibi zaman adlarından birini
gösteren çoğul öznelerin yüklemi tekil olur. "bilmiyordu" sözcüğü
kullanılmalıdır.
Aşağıdaki cümleyi
inceleyin, anlatım bozukluğunun nedenini bulmaya çalışın.
Haftanın en güzel
günlerinden biridir cumartesi, pazar.
Düşünme Hatalarından Doğan Anlatım
Bozuklukları
Türkçenin özellikle
sözlü anlatımında düşünme hatalarından doğan anlatım bozuklukları da
görülmektedir. Aşağıdaki cümleleri inceleyelim.
• Otomobilin
bagajından bir kamyon dolusu silah çıktı.(Otomobilin bagajına bir kamyon dolusu
silah sığmaz.)
• Aşağıya indiğimizde
arabamızı çalınmış olarak bulduk.(Araba ya vardır ya da yoktur. Çalınmış olarak
bulunamaz.)
• Bir koltukta ölü
olarak uyanmak istemiyorum.(Öldükten sonra uyanmak mümkün değildir.)
• Bu yılki salgın
hastalıkta hayvan ölümü sayısı 275 olarak gerçekleşti.(275 sayısı, hayvan ölümü
sayısı değil, ölen hayvan sayısıdır.)
• Bütün bildiklerimi
ve bilmediklerimi oğluma öğretmek istiyorum.(Bildiklerimizi öğretebiliriz ama
bilmediklerimizi öğretemeyiz.)
• Bugün yapılan
antrenmanda iki futbolcu arasında sözlü bir tartışma geçti.(Antrenman
sırasında, futbolcular arasında elbette sözlü tartışma yapılacaktır. O anda
yazılı bir tartışma olamaz.)
• İlk kez gerçekleşen
gösteriye katılım rekor düzeydeydi.(İlk kez yapılan bir gösteriye gelen
izleyici sayısının, rekor düzeyde olup olmadığı bilinemez.)
• Yangında ihmal
var.(İhmal, yangında değildir. Ancak yangının çıkmasına neden olan kişilerin
ihmali söz konusu olabilir.)
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
İRSÂL-İ MESEL SANATI
İrsâl-i Mesel veya Îrâd-ı Mesel adı
verilen bu bedi` tâbir, kuruluş itibariyle birer birleşik teşbih
görünümündedir. İrsâl-i Mesel’de söylenen düşünce bir taraf, bu düşünceyi
p...
HÜSNÜ TALİL SANATI
Herhangi gerçek bir olayın meydana gelişini, hayâli ve
güzel bir sebebe bağlama sanatıdır. Bu sanat daha çok anlatıma güzellik ve
zerâfet vermek için yapılır. (1)...
Yaratımsız Dönem Ve İkinci Yeni 1950’lerde toplumsal yapıda
kimi değişimlerin
belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı,
toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal
çatışmayı körüklemiş, çok...
DESTANLAR ve ÖZELLİKLERİ
Destanlar,
toplum hayatında derin izler bırakan büyük olayların (kuraklık, gttç, düşman
istilası, tabiî afetler, savaşlar vb.) o topluluğun hafızasında yoğrula yoğrula
şekill...
Cemal Süreya Gözü ile Oktay Rıfat
Garip akımının
temsilcilerinin edebiyatımızda çok önemli bir yeri vardır. Özellikle bir çok
eleştirmen ve ...
gazel
Aslı Arapça olan gazel
sözcüğü; kadınlarla, sevgi üzerine arkadaşlık, ahbaplık etmek demektir.
Edebiyat terimi olarak da, güzellikten, aşktan, onun yüzünden çekilen
acılardan, içkide...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ
NOKTA ( : )
Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da
konuşma çizgisinden önce:
Cemo sopasını yere indirdi ve:
- Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş Dil: İnsanların duygu,
düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler
sistemidir.
Dilbilgisi :
Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR
ZARFLAR
Hal Zarfları
Zaman Zarfları
Yer ve Yön Zarfları
Azlık - Çokluk Zarflerı
Soru Zarfları
Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER
FİİL: Varlıkların
yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.
Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...