You are here:  Anasayfa
TEVRİYE SANATI PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Salı, 23 Eylül 2008

Tevriye’nin lügat manası, bir şeyi arkaya atmak, örtmek demektir. Buna ihâm denildiği gibi bedî ile Arapça kitaplarında “tevcih” ve “tahyil” adları da verilmiştir. Edebiyatta: iki ya da daha fazla anlamı olan bir kelimenin yakın anlamını (müverrîh-i bih) söyleyip uzak anlamını (müverrîh-i anh) kastetmektadir.   

                                                                                                                            (1)

 

Örnek Beyitler:

● Merdümân-i çeşmi ki anuñ tig-i müjgân baglanur

    Bî-niyâm ol resme seyfi kangı insân baglanur

                                                                           Hufî

           ○  Onun gözünün iki bebeği kirpik kılıçlarını kuşanırlar. Kılıcı kın olmadan o şekilde hangi insan bağlanabilir ?

“İnsan” [ = 1. insan, 2. göz bebeği ] kelimesi iki anlama gelecek şekilde kullanılmıştır. Bunu şairin kirpiklerin bir “niyâm”  [ = kın ] içinde bulunmamasını kastederek ve belki de bunların adetçe çokluğunu ima ederek “Kılıcı böylesine kınsız hangi insan bağlanır” derken sevgilinin gözlerinin kan dökme ve kılıç kullanımındaki maharet ve ustalığını ima etmektedir.

● Gözünüñ serhengi cânuma çeker her lahzada hançer

   Dökerdi kanum ortada dü hâcip olmasa ebrû

                                                                                              Şeyhi

○ Gözünün yasakçısı her an canıma hançer çeker. Eğer arada iki kaş perdeci olmasa kan mı dökerdi.

Edebî metinlerde sürekli bir sultan olarak tasavvur edilen sevgilinin kaşları, gerektiğinde kaşını çatarak âşığı ile arasına mesafe koyup onun yaklaşmasını engellemesi sebebiyle hâcibe benzetilmiş. Ancak “hâcib” kelimesinin Arapçadaki anlamını zaten “kaş” demek olduğu ve ayrıca fail isim olarak “engelleyici kimse” anlamı da bulunduğu göz önüne alınacak olursa; şairin “ebrû”  [ = kaş ] ve “hacib” [ = 1. kaş, 2. engelleyici, 3. perdedâr, protokol memuru ] arasında oluşturduğu ilişki ve kelimenin birden ve hatta ikiden çok anlama sahip olmasındaki (tevriye) incelik daha iyi anlaşılabilir.

                                             1. Açıklamalar ve örneklerle Edebi Sanatlar, Numan Külekçi

 

● Esîrümdür ben anı öldürem bugün yarın dirmiş

  Yiter ölince bu dirlik efendüm pâdişâhumdan

                                                                                             Usûlî

○ “O benim esirimdir, onu bugün yarın öldüreceğim” dermiş. Bu, efendim padişahımdan bana ihsan olarak ölünceye kadar yeter.

İkinci mısradaki “ölince” kelimesi hem “ölünceye kadar” hem de “öldüğüm vakit” anlamlarına gelecek şekilde kullanılmıştır. (Tevriye)

 

 Diğer Örnekler:

● Senüñle bu fenâ dünyî bugün Firdevs-i a’lîdür

  Veger sensüz ola yarın gerekmez hûr u Rızvânı

  Tevriye: Fena =  1.Kötü  2. Fena                      Ahmedî

 

● Cân nice tuhfe virem ş’ol dilbere kim zülfinüñ

   Bir kılını silkicek biñ göñül ü cân döker.

  Tevriye: Can : 1. Can,  2. Gönül                      Şeyhî

 

● Lâleyiî yakdı oda ey gonca-leb şevkuñ odı

   Kıldı lü’lüyi dişüñ reşki sadef karnında âb

   Tevriye:  Ab:  1- Parlak 2- su                            Hufî

● Şem’-veş şevk-i ruhine yanduguma germ olur

   Arz olan kanlu yaş ile mâcerâyı gözlemez           Melhi

   Tevriye:  Macera:  1- Gözyaşlarını ima için kullanılır 2- Birlikta yaşanan günler.

● Tıfı iken Zâl-i Zeri yâhud bulup bir kûşede

   Mihr ile besler kenârında felek Ankâ Misâl

                                                                                               Câfer Çelebi

● Sûret-i hâl durur bir nokta-veş bi-pâ vü ser

   Tîre-baht u vâlh ü üftâde miskinüñ bu hâl

   Tevriye: Miskin= 1- Zavallı fakir 2- Mis kokulu          Câfer Çelebi

 

● Bunca demlerdür anı hûn-i cigerle beslerüm

   Kanlar aglarsa benümçün çeşm-i giryân aglasun

                                                                                               Âhî

● Aglamakla Âhî gözden çıkdı ey pîr-i hıred

   Demdür aglarsa yetim oldı ol oglan aglasun

                                                                            Ahi

             Tevriye:  Ağlamak  1-Ağlamak 2- Beyazlaşmak       

 

● Mustafânuñ sünneti devrüñde cârîdür şehâ

   Ehl-î İslam du’â-yı devletüñ farz-i e’am

                                                                                  Fîgânî

               Tevriye:  Mustafa 1-Hz. Muhammed Mustafa  2- Şehzâde Mustafa

 

● Çarh elinden döne döne iñlerem dôlâb-vâr

   Gözlerüm dôlâb üzre kuze-i pür-âbdur

                                                                                               Kemâl Paşazâde

   Teviye:  Döne Döne 1- Dönerek  2-Tekrar Tekrar.

 

● Arızuñ 3abın görüp şekker ezilür dem-be-dem

   Vechi var düşse ağızdan ağıza dilden dile

                                                                                                Mu’îdî

   Tevriye:  Şeker ezme:   1- Ezilmek 2- Utanmak

 

● Câm dut sâkî ki gülbünler gül îzhâr itdiler

   Sen dahi bir gülbün-i ra’nâ sen it izhâr gül

                                                                                              Fuzûlî

   Tevriye:  Rana:   1- Çok güzel 2- İki renkli açan gül fidanı 3- İki yüzlü

 

● Başa almış mihrini rûz-i ezelden çeih-i pîr

   Eyle kim gül-ruhlar eyler zînet-i destâr gül

                                                                                              Fuzûlî

Tevriye : Mihr  =  1- Sevgi  2- Güneş

● Hûblar senüñ kapuña gelürler bölük bölük

   Gitmezler özge kapuya sensen agalari

                                                                                           Fuzûlî

  Tevriye:  Kapı:    1- Yeniçeri ağasının makamı 

                             2- Sığınılacak ve yardım istenilecek yer

 

● Kaşlaruñ yayını kur kim cân olur kurbân aña

   Tîr-i gamzeñ gezle kim hâcet degül peykân aña

                                                                                            Nihani

   Tevriye:    Kurban: 1- Yay kılıfı  2- Kurban olmak uğruna ölmek

 

● Ârızûn koyup güne tapduklarıyçün ey güneş

   Sun ‘nakkâşı yüzin kara yazar hindûlerüñ

                                                                                             Emrî

   Tevriye:   Tapmak: 1-İbadet etmek   2- Tabi olup boyun eğme

 

●  Diğer örnekler :

413 /₁,  454⁴/₂,  461/₅,  528/ 36, 37, 536/59, 538/60, 61, 62, 63

 

 

 

 

 

 

 

 
Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
Son Güncelleme ( Salı, 23 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
TENASÜP SANATI
Uygunluk. Divan şiirinde anlam bakımından aralarında çeşitli ilgiler bulunan iki veya daha fazla kelimeyi tezat olmaksızın bir araya getirme sanatı.        &n...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş ve seviye...
DESTAN
DESTAN Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir, gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır. Türk halk hikayeleri, efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
DİL BİLİÇLENMESİ
                               ...
Türkçe bilim dili değildir (mi?)
H. Avni Öztopçu   ders BELGELİĞİ, 5 Ocak 2000 “Üniversite, bir toplumun düşünce ve bilgi lokomotifidir. Orada kendi dilimizi kullanmazsak,...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ NOKTA ( : ) Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce: Cemo sopasını yere indirdi ve: - Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR     ZARFLAR     Hal Zarfları Zaman Zarfları Yer ve Yön Zarfları Azlık - Çokluk Zarflerı Soru Zarfları Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER FİİL: Varlıkların yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.           Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play