Tevriye’nin lügat manası, bir şeyi arkaya
atmak, örtmek demektir. Buna ihâm denildiği gibi bedî ile Arapça kitaplarında
“tevcih” ve “tahyil” adları da verilmiştir. Edebiyatta: iki ya da daha fazla
anlamı olan bir kelimenin yakın anlamını (müverrîh-i bih) söyleyip uzak
anlamını (müverrîh-i anh) kastetmektadir.
(1)
Örnek Beyitler:
● Merdümân-i çeşmi ki anuñ tig-i müjgân baglanur
Bî-niyâm ol resme seyfi kangı insân baglanur
Hufî
○ Onun gözünün iki bebeği kirpik kılıçlarını
kuşanırlar. Kılıcı kın olmadan o şekilde hangi insan bağlanabilir ?
“İnsan” [ = 1. insan, 2. göz bebeği ]
kelimesi iki anlama gelecek şekilde kullanılmıştır. Bunu şairin kirpiklerin bir
“niyâm” [ = kın ] içinde bulunmamasını
kastederek ve belki de bunların adetçe çokluğunu ima ederek “Kılıcı böylesine
kınsız hangi insan bağlanır” derken sevgilinin gözlerinin kan dökme ve kılıç
kullanımındaki maharet ve ustalığını ima etmektedir.
● Gözünüñ serhengi cânuma çeker her lahzada hançer
Dökerdi kanum ortada dü hâcip olmasa ebrû
Şeyhi
○ Gözünün yasakçısı her an canıma hançer çeker. Eğer arada iki kaş perdeci
olmasa kan mı dökerdi.
Edebî metinlerde sürekli bir sultan
olarak tasavvur edilen sevgilinin kaşları, gerektiğinde kaşını çatarak âşığı
ile arasına mesafe koyup onun yaklaşmasını engellemesi sebebiyle hâcibe
benzetilmiş. Ancak “hâcib” kelimesinin Arapçadaki anlamını zaten “kaş” demek
olduğu ve ayrıca fail isim olarak “engelleyici kimse” anlamı da bulunduğu göz
önüne alınacak olursa; şairin “ebrû” [ =
kaş ] ve “hacib” [ = 1. kaş, 2. engelleyici, 3. perdedâr, protokol memuru ]
arasında oluşturduğu ilişki ve kelimenin birden ve hatta ikiden çok anlama
sahip olmasındaki (tevriye) incelik daha iyi anlaşılabilir.
1. Açıklamalar ve örneklerle Edebi Sanatlar, Numan Külekçi
● Esîrümdür ben anı öldürem bugün yarın
dirmiş
Yiter ölince bu dirlik efendüm pâdişâhumdan
Usûlî
○ “O benim esirimdir, onu bugün yarın
öldüreceğim” dermiş. Bu, efendim padişahımdan bana ihsan olarak ölünceye kadar
yeter.
İkinci mısradaki “ölince” kelimesi hem
“ölünceye kadar” hem de “öldüğüm vakit” anlamlarına gelecek şekilde
kullanılmıştır. (Tevriye)
Diğer
Örnekler:
● Senüñle bu fenâ dünyî bugün Firdevs-i
a’lîdür
Veger sensüz ola yarın gerekmez hûr u Rızvânı
Tevriye: Fena = 1.Kötü 2. Fena Ahmedî
● Cân nice tuhfe virem ş’ol dilbere kim zülfinüñ
Bir kılını silkicek biñ göñül ü cân döker.
Tevriye: Can : 1. Can, 2. Gönül Şeyhî
● Lâleyiî yakdı oda ey gonca-leb şevkuñ odı
Kıldı lü’lüyi dişüñ reşki sadef karnında âb
Tevriye: Ab: 1- Parlak 2- su Hufî
● Şem’-veş şevk-i ruhine yanduguma germ olur
Arz olan kanlu yaş ile mâcerâyı gözlemez Melhi
Tevriye: Macera: 1- Gözyaşlarını ima için kullanılır 2-
Birlikta yaşanan günler.
● Tıfı iken Zâl-i Zeri yâhud bulup bir kûşede
Mihr ile besler kenârında felek Ankâ Misâl
Câfer Çelebi
● Sûret-i hâl durur bir nokta-veş bi-pâ vü ser
Tîre-baht u vâlh ü üftâde miskinüñ bu hâl
Tevriye: Miskin= 1- Zavallı fakir 2- Mis kokulu Câfer Çelebi
● Bunca demlerdür anı hûn-i cigerle beslerüm
Kanlar aglarsa benümçün çeşm-i giryân aglasun
Âhî
● Aglamakla Âhî gözden çıkdı ey pîr-i hıred
Demdür aglarsa yetim oldı ol oglan aglasun
Ahi
Tevriye: Ağlamak 1-Ağlamak 2- Beyazlaşmak
● Mustafânuñ sünneti devrüñde cârîdür şehâ
Ehl-î İslam du’â-yı devletüñ farz-i e’am
Fîgânî
Tevriye: Mustafa 1-Hz. Muhammed Mustafa 2- Şehzâde Mustafa
● Çarh elinden döne döne iñlerem dôlâb-vâr
Gözlerüm dôlâb üzre kuze-i pür-âbdur
Kemâl Paşazâde
Teviye: Döne Döne 1- Dönerek 2-Tekrar Tekrar.
● Arızuñ 3abın görüp şekker ezilür dem-be-dem
Vechi var düşse ağızdan ağıza dilden dile
Mu’îdî
Tevriye: Şeker ezme: 1- Ezilmek 2- Utanmak
● Câm dut sâkî ki gülbünler gül îzhâr itdiler
Sen dahi bir gülbün-i ra’nâ sen it izhâr gül
Fuzûlî
Tevriye: Rana: 1- Çok güzel 2- İki renkli açan gül fidanı
3- İki yüzlü
● Başa almış mihrini rûz-i ezelden çeih-i pîr
Eyle kim gül-ruhlar eyler zînet-i destâr gül
Fuzûlî
Tevriye : Mihr = 1-
Sevgi 2- Güneş
● Hûblar senüñ kapuña gelürler bölük bölük
Gitmezler özge kapuya sensen agalari
Fuzûlî
Tevriye: Kapı: 1- Yeniçeri ağasının makamı
2- Sığınılacak ve
yardım istenilecek yer
● Kaşlaruñ yayını kur kim cân olur kurbân aña
Tîr-i gamzeñ gezle kim hâcet degül peykân aña
Nihani
Tevriye: Kurban: 1- Yay
kılıfı 2- Kurban olmak uğruna ölmek
● Ârızûn koyup güne tapduklarıyçün ey güneş
Sun ‘nakkâşı yüzin kara yazar hindûlerüñ
Emrî
Tevriye: Tapmak: 1-İbadet
etmek 2- Tabi olup boyun eğme
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
TENASÜP SANATI Uygunluk. Divan şiirinde anlam bakımından
aralarında çeşitli ilgiler bulunan iki veya daha fazla kelimeyi tezat
olmaksızın bir araya getirme sanatı. &n...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM
BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI
Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre
biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş
ve seviye...
DESTAN DESTAN
Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir
kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir
birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
Öykü, hikâye olarak da bilinir,
gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır.
Türk halk hikayeleri,
efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlard...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya
bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi
dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
Türkçe bilim dili değildir (mi?) H.
Avni Öztopçu ders
BELGELİĞİ, 5 Ocak 2000
“Üniversite,
bir toplumun düşünce ve bilgi lokomotifidir. Orada kendi dilimizi
kullanmazsak,...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ
NOKTA ( : )
Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da
konuşma çizgisinden önce:
Cemo sopasını yere indirdi ve:
- Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş Dil: İnsanların duygu,
düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler
sistemidir.
Dilbilgisi :
Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR
ZARFLAR
Hal Zarfları
Zaman Zarfları
Yer ve Yön Zarfları
Azlık - Çokluk Zarflerı
Soru Zarfları
Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER
FİİL: Varlıkların
yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.
Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...