Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi
söylemektir. Yani tecâhül-i arif ne hiç bilmemektir, ne de bildiğini
saklamaktır. Buna göre söylersek, bildiğini, türlü nedenlerle bilmezlenerek,
dolaylı yollardan anlatmaktır. Bunu yaparken de Mubalağa ve İstifham
sanatlarından yararlanılır. Tecâhül-i ârif sanatı, tecâhül-i ârifâne, tecâhül-i
arifîn adlarıyla da anılır.(6)
Örnekler:
●Berâber ola mı
zindân ile hiç sohbet-i nâdân
Gam u endûh ile
tenhâca `işrethânedür zindân
Hayretî
○Zindan ile cahil
sohbeti hiçbir olur mu? Zindan gam ve keder ile başbaşa kalınan eğlence
yeridir. Hayreti kuvvetli bir ihtimalle kendisini hapse düşmesine sebep
olanları ima için şiirine böyle bir girişte bulunmuştur.
(6) Örneklerle Türk Şiir Bilgisi, Cem Dilgen
Ona göre hapse
düşmek nadan ile bir arada bulunmaktan çok daha iyidir. Çünkü aşık olan kimse
hapiste kederleriyle başbaşa kalıp eğlenebilecek,hoşça vakit geçirebilecektir. Görüldüğü üzere
içinde bulunduğu vahim durumu anlamaz görünen ( tecâhül-i ârifâne) şair
âşıkların gıdası haline gelen gam ve keder ile birlikte bulunmayı işret
meclisine benzeterek bir nevi kara mizah tablosu çizmeye çalışmıştır.
●Alnınuñ nûrından
anuñ fark olunmaz karısı
Saru saçuñ
arasında yâhudolmışdur nihân
Sun’î
○[ Siyah kaşının ]
karası, alnının nurundan dolayı görünmemektedir. Yahut da sarı saçlarının
arasında gizlenmiştir. Siyah yahut koyu renkte bir nesneye arkadan güneş vb.
güçlü bir ışık vurduğunda nasıl rengi görünmez yahut sarı renkte görünürse,
şaire göre aslında siyah olan kaşlar da yüzün nurundan dolayı sarı
görünmektedirler. Yahut da siyah kaşlar sarı saçların arasında kaybolduğu için
sarı görünmektedir. Kolayca anlaşılacağı üzere şair, gerçeği bildiği halde yeni
yorumlar geliştirebilmek için kasıtlı olarak bilinmezden gelmektedir.(Tecahül-i ârifâne)
● Görmesem bir dem yüzüñ kalmaz hayâtımdan eser
Gerçek imiş aslı
dirle kim hayâtuñ âbdur.
Kemâl
Paşazâde
○Yüzünü bir an
görmesem hayatımdan eser kalmaz. “Hayatın esası sudur” dediklerinin aslı
varmış. Sevgiliyi görmeden yaşaması mümkün olmayan şair, bu halini sözü edilen
ilişkiler sebebiyle, su olmadan hayatın var olmayacağı geçeği ile izah
etmektedir. Bu ibarede aynı zamanda Allah’ın her şeyi sudan yarattığı mealindeki
ayeti (Enbiya 30) çağrıştıracak bir üslup vardır. Şair sanki hayatın su ile
kaim olduğunu bilmiyormuş da bu sayede öğrenmiş gibi bir tavır
takınmaktadır.(Tecahül-i Arif)
●Bî-sebeb handân
olup üstine olan câmesin
Pâre pâre
itdigidahi olur ol hâle dâl
Câfer
Çelebi
●Sıyt-i nâyuñ sûrda
sûr-i Sirfâil olmasa
Dirilüp bir yire
gelmezdi şehâ bunca ümemFigânî
●Eskimiş cismüñ
kabâsı döndereyin dir baÜna
Yohsa ol dilber
derüm yüzmek mi ister ey `aceb
Meâli
●Dutuşdı çarh fânusı şerâr-i nâr-i âhumdan
Mürâdum şem`i
uyanmaz meded baht-i siyâhumdan
Usûlî
●Çeşm-zahm-i
düşmen-i bed-hâh mı yâhâd meger
Girye-i la’l-i
lebüñ yâdıyle kan oldı gözüm
İshâk
Çelebi
●Gam nedîmüñdür
Hayâlî kalbüñi mesrûr tut
Zâhirüñ vîrâne
eyle bâtınuñ ma`mür tut
Salsa pertev
cismüñe nâr-i muhabbet nûr tut
“Bi-vefâ yâruñ
Muhibbi cevrini Ma`zûr tut
Yârsuz kalur
cihânda `aybsuz yâr isteyen
Hayâlî
●Âb-gûndur gümbed-i
devvâr rengi bilmezem
Yâ muhit olmuş
gözümden gümbed-i devvâre su
Fuzûlî
●Her seher gülzâr
levhine çeker yüz daire
Gâlibâ minkâr-i
bülbülden alur pergâr gül
Fuzûlî
●Katre-i şebnem midür yâ
el açup sâil kkimi
Hâzin-i lutfından
almış lü’lü-i şehvar gül
Fuzûlî
●Mısr-ı hüsnüñ
p^dişahssuñ sen ey Yûsuf-Cemâl
Nice bir çeksün
dil-i Ya’kûbumuz hüzn ü melâl
Agehî
●Açıldı güller iyd
olup halk-i cihân hândân u şâd
Bilmem n’içün
çeşmüm benüm bu demde giryân oldı ah
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan
unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız.
İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman
...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının
memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı.
Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve
sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan
dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili
olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir
şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı
yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy) 1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri TANZİMAT
Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir,
"tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya
koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet
Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan
iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
İKTİBAS SANATI
İKTİBAS SANATI
Ödünç alma. Bir ayeti, bir hadisi ya da bir sözü tam veya
yarım olaak anlamlı bir biçimde aktarma sanatıdır. İktibaslar bu yönleriyle
irsâl-i mesele benzerler. Lelâm...
Behçet Necatigil Behçet Necatigil, 16 Nisan 1916'da İstanbul'un Fatih semtinde, Atik Ali Paşa'da doğdu.
Kastamonu'lu olan babası Mehmet Necati Gönül, dersiam vaizdi. Uzun yıllar İstanbul'da, Beyoğlu ilçesinde müftü...
BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK ŞİİRİ
Türkiye'de çağdaşlaşma serüveni genellikle Batılılaşma hareketleriyle
başlatılır. Osmanlıdaki Batılılaşma çabalarının, reformist girişimleri dayatan,
Batı'nın istemleriyle gerçekleştiği bilinir....
DESTAN DESTAN
Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir
kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir
birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
İRSÂL-İ MESEL SANATI
İrsâl-i Mesel veya Îrâd-ı Mesel adı
verilen bu bedi` tâbir, kuruluş itibariyle birer birleşik teşbih
görünümündedir. İrsâl-i Mesel’de söylenen düşünce bir taraf, bu düşünceyi
p...
LÜFT ü NEŞR SANATI Bir beyit içinde
iki veya ikiden fazla sözcüğü kullandıktan sonra o sözcüklerle ilgili
sözcükleri sıralama sanatıdır. Genellikle birinci dizede en az iki şey
söyleyip, bu söylenenlere ikinci...
Eski Anadolu Türkçesi
Xlll. yy’ın sonlarına kadar tek bir koldon devam eden
Türk yazı dili, aynı yy’ın sonlarında dallanmalara uğramıştır. Doğuda Doğu
Türkçesi (çağatayca), Kuzeyde Kuzey Batı ...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ
NOKTA ( : )
Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da
konuşma çizgisinden önce:
Cemo sopasını yere indirdi ve:
- Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş Dil: İnsanların duygu,
düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler
sistemidir.
Dilbilgisi :
Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME
Türkçe
kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre
sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.
Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR
ZARFLAR
Hal Zarfları
Zaman Zarfları
Yer ve Yön Zarfları
Azlık - Çokluk Zarflerı
Soru Zarfları
Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI
VİRGÜL ( ; )
Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız
cümleleri ayırmada:
At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır.
İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI
BAKIMINDAN KELİMELER
1. Basit Kelimeler:
Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere
BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER
FİİL: Varlıkların
yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.
Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek,
okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını
sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu
işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece
"g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI Edat ve bağlaç olarak kullanılır.
Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur.
Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da...
Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına
aykırıdır.
geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor...
--ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...