You are here:  
İŞTİKAK SANATI PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Salı, 23 Eylül 2008

Aynı kökten türemiş en az iki sözcüğü bir dize veya beyit içinde kullanmaktadır. İştikak da cinas sanatları içine girer. Yazılışları ve okunuşları aynı, fakat kökleri başka olan sözcüklerle yapılan sanata da şibh-i iştikak denir .


                                                                                                                      (4)

Örnek beyitler:

 Niçe `azb olmasun baña şehâ `ışkuñ `azabı kim

   Cihanda yah sinüñ bigi büt-i hâş-sûret u hâş-hû

                                                                                  Ahmedî

 Ey Pâdişah !  Aşkının gazabı bana nasıl tatlı gelmesin ki !  Dünyada senin gibi güzel yüzlü ve iyi huylu heykel [ gibi bir güzel ]  yok.

Bu beyitte kök harfleri aynı olan “azb”  [ = tatlı ] ve “azab”  [ = azap, eziyet ] kelimeleri birlikte kullanılmaktadır. (İştikak)

 

 Ser-nigûn sahının göñül hân ni’met ile toldurur

   `Aleme in`am idüp çün yir yüzinde h`ân döker

                                                                                  Şeyhî

 Gönül !  Madem ki Padişah bütün dünyaya iyilik edip yeryüzüne sofre yayıyor, senin ters duran tabağını  [ da ] nimetle doldurur. 

Beyitteki “in`am” ve `ni’met” kelimeleri Arapça’da aynı kökten türemiş kelimeler olup burada özellikle bir arada kullanılmışlardır. (İştirak)

 

 Bir şehenşâh-i kader – kadr ü kazâ-râdur li olur

   Bâmına Hindû Zühâl dergâhına çâker güneş

                                                                                  Ahmet Paşa

 O, kader kudretli ve hükmü kaza gibi geçerli olan öyle bir şahlar şahıdır ki Zühal onun [ sarayı] damına bir Hintli  [ bekçi ], güneş ise kapısına bir hizmetçidir.

“Kader” Allah’ın yarattığı her şey hakkında önceden yazdığı ve kaçınılmaz şekilde gerçekleşecek ve gerçekleşecek olan yazıdır. “Kaza” ise bu

                                                                       (4) Örneklerle Türk Şiiri Bilgisi, CemDilçin

bu yazının meydana gelmesi, gerçekleşmesidir. “Kader-kadr”  [kader, kudretli ]  ifadesiyle aynı zamanda aynı kökten gelen kelimeler bir arada kullanılmıştır.

 Ol kıyâmet-kâmet u `îsî-dem ü âb-i hayât

    Hem-dem olsa bir nefes olmaz ecelden bâkümüz

                                                                                  Zâti

 Âb-gûndur gümbed-i devvâr rengi bilmezem

   Yâ muhit olmuş gözümden gözümden gümbed-i devvâre su

                                                                                  Fuzûlî

 Hâr-i gayret n’ola ger sançılsa gülbün bagrına

   Ayrılup andan olur hem-sohbet-i agyâr gül

                                                                                  Fuzûlî

 Lütf u kahrıngdın ni bolsa râzî min bâl ü belâ

   Haddi irmes bendening kim kıla sultân birle bahs

                                                                                  Kâtibî

 Kâtibî körse Nizâmî intizâm-i nazmıñı

   Dirdi layıkdur kılursang sanga selmân birle bahs

                                                                                  Kâtibî

  Ma`rifet gülzârına bir gülbün-i pür-goncasın

   Gülşen-i kûyuñda bülbül ehl-i `irfândur henût

                                                                                  İşretî

 Ders-i `ışkuñ nüktesi keşf olmadı keşşafdan

   Mâhasal bu müşkili hall idemez `allâmeler

                                                                                  Helâki

 Cinayet itmedi câni gibi anuñ cânı

    Buguldı seyl-i belâya tagıldı erkân

                                                                                  Taşlıcalı Yahyâ

  Mâ’il oldı sûret-i zîbâña `zibânâña `aşıklar senüñ

    N’eylesûnler her biri hüsnüñ görür ihsân umar                   

                                                                                    Nev’i

 

 

 

 

  Ferîd-î `âlim idi a`lem idi

    Muhammed ümmetine mevti mevt-i `alem idi.

                                                                                  Taşlıcalı Yahyâ

  âhir çalundı kûs-i rahil itdüñ irtihâl

    Evvel konaguñ oldı cinân büstânları

                                                                                  Bâkî

  Matbâh-i rûzeyi miftâh-i `akîdeyle açar

    Feth-i rûzeyi bakan agzı mühürlü yârân

                                                                                  Sâbit

  Olmuş ol pâdişeh-i hüsne mukarreb sâ’at

    N’ola ger `akreb ile olsa mülakkab sâ’at

                                                                                  Sâbit 
Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
Son Güncelleme ( Salı, 23 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
Eski Anadolu Türkçesi
  Xlll. yy’ın  sonlarına kadar tek bir koldon devam eden Türk yazı dili, aynı yy’ın sonlarında dallanmalara uğramıştır. Doğuda Doğu Türkçesi (çağatayca), Kuzeyde Kuzey Batı ...
Cemal Süreya Gözü ile Oktay Rıfat
              Garip akımının temsilcilerinin edebiyatımızda çok önemli bir yeri vardır. Özellikle bir çok eleştirmen ve ...
gazel
Aslı Arapça olan gazel sözcüğü; kadınlarla, sevgi üzerine arkadaşlık, ahbaplık etmek demektir. Edebiyat terimi olarak da, güzellikten, aşktan, onun yüzünden çekilen acılardan, içkide...
Divan edebiyatı ve milli edebiyat Dönemlerinde ele alınan Temaların karşılaştırılması
DİVAN EDEBİYATI: Divan edebiyatının temeli Arap edebiyatının üzerine kurulmuştur. Bu edebiyat, eski bir uygarlığa sahip ve o ölçüde eski ve geleneksel bir edebiyatları olmasına rağmen, öncelikle İ...
BATI ETKİSİNDE GELİŞEN TÜRK EDEBİYATI (19 yy.-)
Çagdaş türk edebiyatı,omsalı devletinin gerilenmesinin hızlandığı,yapılan yeniliklerin başarıya ulaşamadığı,batıya yönelme gereğinin duyulduğu bir zamanda yani 1839’da Tanzimat fermanının ila...
Hikaye Türü, Tanımı, Unsurları
         Hikaye; hayatta olan veya olacak kanısı veren olayları bir ölçü ile anlatan, hayalde tasarlanan ilgi çekici bir takım olayları anlatarak oku...
TECÂHÜL-İ ARİF SANATI
Bilinen bir gerçeği bir nükteye dayanarak bilmiyormuş gibi söylemektir. Yani tecâhül-i arif ne hiç bilmemektir, ne de bildiğini saklamaktır. Buna göre söylersek, bildiğini, türlü nedenlerle bilmezle...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ NOKTA ( : ) Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce: Cemo sopasını yere indirdi ve: - Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR     ZARFLAR     Hal Zarfları Zaman Zarfları Yer ve Yön Zarfları Azlık - Çokluk Zarflerı Soru Zarfları Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER FİİL: Varlıkların yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.           Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play