|
7-)
DEYİMLER:
Bir
durumu ifade etmek için benzer sözlerle çağrışım yapan kalıplaşmış ifadelere
deyim denir.
Deyimlerin başlıca özellikleri şunlardır;
a- Deyimler en az iki kelimeden oluşurlar.
Kafa tutmak, göze girmek, dil dökmek, burnundan solumak, gözleri
dolmak...
Yangına
körükle gitmek, başını kaşıyacak vakti olmamak, saç başa girmek, dereyi
görmeden paçaları sıvamak....
b-
Deyimleri oluşturan sözcükler çoğu zaman gerçek anlamlarından uzaklaşırlar ve
mecaz anlam taşırlar.
Çalışkanlığı
ile bütün öğretmenlerinin gözüne girdi.
Bu
cümlede çalışkanlı ve başarısı ile bütün öğretmenlerinin dikkatini çekerek
onların sevgisini kazandı anlamında “göze girmek” deyimi kullanılmıştır. Gerçek
anlamı ile düşündüğümüzde öğrencinin öğretmenlerinin gözünden içeri girmesi söz
konusu değildir.
c-
Deyimler kişilere göre çekimlenebilir ve tek olarak söylendiklerinde mastar
olarak yani sonuna –mek, -mak getirilerek söylenirler.
Göze
batmak
Yarmazlığı
ile herkesin gözüne batmaya başladı.
d-
Atasözleri gibi kalıplaşmış ifadelerdir.
e-
Söyleyenleri belli değildir.
f-
Atasözleri gibi nasihat edip öğüt verme yoktur.
g-
Yargı yani bilgi vermezler.
ÖRNEK:
Aşağıdaki
cümlelerin hangisinde telaşlanmak anlamında bir deyim kullanılmıştır?
A) İçeride konuşulanlara şöyle bir kulak
kabarttım.
B) Günlerdir gözümüz yollarda kaldı.
C) Çok sinsi biri saman altından su yürütüyor.
D) Onun buraya geldiğini duyunca etekleri zil
çaldı.
ÇÖZÜM:
A seçeneğinde konuşulanları gizlice dinlemek, B seçeneğinde çok
beklemek, merak etmek, C seçeneğinde uyanık olmak anlamı vardır.
Seçeneğinde
ise kendisinden çekinilen bir kişinin geleceği söylenince telaşlanmak anlamı
vardır. Dolayısıyla cevap D seçeneğidir
NİHAT BAŞAT(TÜRKÇE ÖĞRETMENİ)
|