You are here:  Anasayfa arrow Özel dosyalar arrow CÜMLEDE ANLAM arrow 2- NESNEL ANLATIM:
2- NESNEL ANLATIM: PDF Yazdır E-posta
Yazar Edebiyat   
Salı, 26 Şubat 2008

2- NESNEL ANLATIM:

Doğruluğu ya da yanlışlığı kişiden kişiye değişmeyen, deney ve gözleme dayanan tarafsız yargılara “nesnel yargı” denir, bu yargıların kullanıldığı anlatıma da “nesnel anlatım” denir.

Nesnel anlatımda bu güzeldir, bu başarılıdır, bu iyidir, bu kötüdür diye kişisel beğeniler yoktur.

 

Kısacası bir ifadenin doğru ya da yanlış olduğu kişiden kişiye değişmiyorsa o anlatım nesnel anlatımdır. Ayrıca doğruluğu ya da yanlışlığı deney ya da gözlemle ispatlanabilir.

 

“Bütün seyirciler onu ayakta alkışladılar.”  Bu cümlede bütün seyircilerin izledikleri kişiyi ayakta alkışladıkları gözlem sonucu ispatlanabilir ve bu yargı herkesçe kabul edilir. O halde bu yargı nesnel bir yargıdır. Bu anlatım da nesnel bir anlatımdır.

 

Ya da “Bu gün hava çok sıcak.” Cümlesinde havanın sıcak olup olmadığı derece ile ölçülerek ispatlanır ve bu yargı herkesçe aynıdır. Yani herkes havanın sıcak olduğunu kabul eder. İşte böyle yargılara “nesnel yargı”, böyle anlatımlara da “nesnel anlatım” denir.

Öznel anlatımda deney ve gözlemle ispat söz konusu değildir. İfadenin doğruluğu kişiden kişiye değişir. Oysa nesnel anlatımda ifadenin doğruluğu deney ve gözlemle ispatlanarak doğruluk kişiden kişiye değişmez.

 

Örnek:

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde nesnel bir anlatım söz konusudur.

A)     Yazar, ustaca tasvirlerle akıcılığı sağlamış.

B)     Yazar, kıvrak cümleler kurarak esere tat katmış.

C)     Yazar, eserde Kurtuluş Savaşı yıllarındaki acıları anlatıyor.

D)     Yazar, son eseriyle okuyucusuna yeni ufuklar açmış.

 

ÇÖZÜM:

A seçeneğinde, “ustaca tasvirlerle akıcılığın sağlandığı” öznel bir ifadedir. Çünkü tasvirlerin ustalıkla yapıldığı ya da akıcılığın sağlanıp sağlanmadığı kişiden kişiye değişir. Bu eserdeki tasvirleri ben beğenebilirim, ama belki siz hiç beğenmezsiniz. Ayrıca bunu deney ve gözlemle de ispatlayamayız. Bu nedenle öznel anlatım söz konusudur.

B seçeneğinde kurulan cümlelerin kıvrak olup olmadığı ve bu cümlelerin esere tat verip vermediği kişiden kişiye değişir. Deney ve gözlemle de ispatlanamaz. Bu nedenle bu ifade de özneldir.

C seçeneğinde anlatılanların Kurtuluş Savaşı yıllarında yaşanıp yaşanmadığı eserden örnekler vererek ispatlanır ve bu da herkesçe kabul edilebilir. O halde burada nesnel anlatım söz konusudur. Doğru seçenek C seçeneğidir.

D seçeneğinde yazarın son eseriyle okuyucusuna yeni ufuklar açtığı kişiden kişiye değişebilecek bir yargı olduğundan ve ispatlanamayacağından öznel bir anlatıma sahiptir.

                                                                                                                                                                                                                 NİHAT BAŞAT

TÜRKÇE ÖĞRETMENİ

 

 

Yorumlar (0)Add comments

Yorum yaz
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
daha kucuk | daha buyuk

security image
Lutfen goruntulenen karakterleri yaziniz


busy
 
< Önceki   Sonraki >

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
HİCİV
  Kişi,kurum ve olayları gülünç hale sokmak,alaya almak, iğnelemek veya hakaret etmek suretiyle küçük düşürmeyi ve rezil etmeyi amaçlayan ve genellikle manzum olan türe “hic...
Bedri Rahmi Eyüboğlu
ressam-şair 1913 yılında Görele'de doğdu. Ailesinin beş çocuğundan ikincisidir.Trabzon Lisesi'nde okurken, 1927'de bu okula resim öğretmeni atanan Zeki Kocamemi'nin öğrencisi oldu. Onun dersler...
İRSÂL-İ MESEL SANATI
İrsâl-i Mesel veya Îrâd-ı Mesel adı verilen bu bedi` tâbir, kuruluş itibariyle birer birleşik teşbih görünümündedir. İrsâl-i Mesel’de söylenen düşünce bir taraf, bu düşünceyi p...
MECAZ SANATI
Bütün lisanlarda her kelimenin ifade ettiği bir mana vardır.Kelime söylendiğinde ilk akla gelen bu manaya hakiki mana denilmektedir. Kelimelerin bu ilk manalarına dilin gelişimi içeri...
DESTAN
DESTAN Destan veya asıl söylenişiyle dastan Farsça'dan alınmış bir kelimedir. Sözlüklerde, ansiklopedilerde ve çeşitli kaynaklarda bir birine yakın anlamda tanımlanmaktadır. Bu tanımlardan bazıları...
İkilemelerin Genel Özellikleri
Dilimizdeki ikilemelerin hiçbir dilde görülmeyen derecede zengin olduğu tartışmasız bir gerçektir. İkilemeyi kuran sözcüklerin genel özelliklerinin başında ses benzerliği, dana doğrusu ses uyumu, ...
Türkçenin Doğru Kullanılması
Öncelikle Türkçeyi doğru kullanmak gerekir.   Çünkü sabah günaydın, gün içinde merhaba, veda ederken hoşça kalın demekten başlayarak en karmaşık düşüncelerimize kadar kull...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ NOKTA ( : ) Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce: Cemo sopasını yere indirdi ve: - Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR     ZARFLAR     Hal Zarfları Zaman Zarfları Yer ve Yön Zarfları Azlık - Çokluk Zarflerı Soru Zarfları Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER FİİL: Varlıkların yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.           Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play