SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI
TÜRKCE - TEMEL DİL BİLGİSİ

SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI

Sert sessizle biten kelimelere, sessiz harfle başlayan bir ek eklenmek istendiğinde, şayet ekin ilk harfi yumuşak sessizlerden b, c, d, g ise bu harfler sertleşerek p, ç, t, k şeklinde eklenirler. bu kurala SERT SESSİZLERİN YUMUŞAMASI KURALI denir.

Genellikle Türkçe kelimelerin sonlarında yumuşak sessizlerden b, c, d, g bulunmaz. Bu kurala uymayan bazı kelimeler de vardır. Ancak bu çeşit kelimelere kural dışı kelimeler denir. Buna göre kelime sonunda sözü edilen yumuşak sessizlerin yerine sertleri bulunur.

kitab - kitap, ağac - ağaç, tad - tat, kabag - kabak

Bu durumda şayet bir kelimenin sonunda p, ç, t, k harflerinden biri gelmişse ve bu kelimeye sesli harfle başlayan bir ek eklenmek istendiğinde:

p sert sessizi yumuşar b olur :
ç sert sessizi yumuşar c olur :
t sert sessizi yumuşar d olur :
k sert sessizi yumuşar ğ olur :

dolapı değil dolabı.
ağaçı değil ağacı.
tatı değil dadı
kabakı değil kabağı.

Ancak bu kurala uymayan bazı durumlar vardır:

Bazı tek heceli kelimelerin sonlarına gelen sert sessizler, sesli harfle başlayan bir ek alsalar bile yumuşamazlar. Aynen yazılırlar. Ben ata binmeyi çok severim. İkinci kata varınca beni bekle.
p, ç, t, k harfleriyle biten, yabancı dillerden dilimize girmiş birçok kelime sesli harflerle başlayan bir ek aldıklarında değişikliğe uğramazlar. Bu kelimelerin sonundaki sert sessizler yumuşamaz. Cumhuriyeti gençlik koruyacaktır. Türkler esareti kabul etmezler. İnsan, saadeti evinde aramalıdır.
p, ç, t, k harfleriyle biten özel isimler, sonlarına ünlü ile başlayan bir ek alsalar da bu kelimeler aynen kalır. Mehmet'i öğretmen çağırdı. Recep' in başarısı gurur verici.

Sert sessiz harflerden "p, ç, t, k, h, s, ş, f" biriyle biten kelimelere "c, d, g" süreksiz yumuşak sessizlerden biriyle başlayan bir ek geldiğinde eklerin başındaki ünsüzler sertleşir. Bu kurala SERT ÜNSÜZLERİN BENZEŞMESİ KURALI denir. (Ezberletici: Fıstıkçı şahap)

c - ç

kitap + cı __ kitapçı
sabah + cı __ sabahçı

d - t

yarış + dı __ yarıştı
sokak + da __ sokakta

g - k

coş + gun __ coşkun
piş + gin __ pişgin

 

 

 

 
KELİME
TÜRKCE - TEMEL DİL BİLGİSİ

KELİME

Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir.

Anlamları Bakımından

Yapıları Bakımından

Görevleri Bakımından

  • Zıt Anlamlı Kelimeler
  • Eş Anlamlı Kelimeler
  • Eş Sesli Kelimeler
  • Zıt Anlamlı Kelimeler
  • Mecaz Anlamlı Kelimeler
  • Basit Kelimeler
  • Türemiş kelimeler [Çekim ve yapım ekleri]
  • Birleşik Kelimeler
  • İsim Olan Kelimeler
  • Sıfat Olan Kelimeler
  • Zamir Olan Kelimeler
  • Zarf Olan Kelimeler
  • Edat Olan Kelimeler
  • Bağlaç Olan Kelimeler
  • Ünlem Olan Kelimeler
  • Fiil Olan Kelimeler
  • Fiilimsiler

Diğer kelime Çeşitleri [Edatlar, Bağlaçlar, Ünlemler]

 

 
ZAMİRLER
TÜRKCE - TEMEL DİL BİLGİSİ

ZAMİRLER

ZAMİR: İsimlerin yerine kullanılan, ismin yerini tutan kelimelere ZAMİR diyoruz.
Zamirler; Kelime Halindeki ve Ek Halindeki Zamirler olmak üzere ikiye ayrılır

: : A-) Kelime Halindeki Zamirler : : Bu zamirler Şahıs, İşaret, Belgisiz ve Soru Zamirleri olmak üzere dörde ayrılır.

 

 
PARAGRAFIN YAPISI
TÜRKCE - PARAGRAF

 

 Paragrafın cümlelerden oluştuğunu söylemiştik. Bu cümlelerin anlam ve yapı
yönünden bir sıralanışı vardır. Bu da paragrafın bölümlerini oluşturur.

1.Paragrafın Bölümleri

a.Giriş Cümlesi : Giriş cümlesi bağımsızdır. Diğer cümleler giriş cümlesine
biçimce ve anlamca bağlıdır. Kendinden önce geçmiş bir cümle var mı, izlenimi
uyandırmamalıdır. Geliştirilmeye, açıklanmaya uygundur.

b.Gelişme Cümlesi : Giriş cümlesine ya da bir sonraki cümleye anlamca ve
yapıca bağlıdır. Ana düşünceyi açıklayıcı destekleyici örnek ve tanımlamalar
vardır. Ayrıntıya yer verilen bölümdür.Birden fazla paragraftan oluşabilir.

c.Sonuç Cümlesi : Paragrafta anlatılanları özetleyen cümledir. Çoğunlukla;
kısaca, özetle, böylece, bununla birlikte, bundan dolayı gibi bağlayıcı
sözlerle başlar. Genelde anadüşünce sonuç bölümünde olur.

 
Yaratımsız Dönem Ve İkinci Yeni
genel konular - Edebiyat
ikinci yeni1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok partili döneme geçiş iktidar değişimiyle sonuçlanmıştır. Oysa görünürde halkın oyuyla değişen iktidar, aslında savaş sırasında güçlenen ticaret kesimindeki kentsoylular sınıfıyla büyük toprak sahiplerini temsil edenlerin eline geçmiştir. Nitekim 1950’den başlayarak ekonomik alanda devletin geriye çekildiği, özel girişime destek olduğu görülür. Ayrıca dış krediye dayalı bir kalkınma biçimi gerçekleştirilmek istenir. Bu, bir yandan kısa sürede, özellikle tarımsal üretimin ve ulusal gelirin artmasına yol açarken, bir yandan da anamalcı (kapitalist) ilişkilerin gelişmesine, dış borçların birikmesine neden olur. Dış bağlaşmaların ve sağlıksız toplumsal gelişimin, iktidarı, siyasal, düşünsel, kültürel alanlarda özgürlüklerin kısılmasına, baskıya götürmesi ise doğaldır. Demokrasi yanlısı güçlerin, aydınların desteğiyle iktidar olan Demokrat Parti de, daha iktidarının ilk yıllarında yalnız toplumculara değil, bütün ilerici güçlere karşı bir tutum takınır. Köy Enstitülerini kapatır. Ardından, Kore Savaşı’nın yarattığı ortamdan yararlanarak toplumcuları ezer. CHP’de kurtulamaz bu sindirme eyleminden. Gidiş, "dikensiz gül bahçesi"nedir.
 
İkilemelerin Genel Özellikleri
genel konular - Edebiyat

ikilemeDilimizdeki ikilemelerin hiçbir dilde görülmeyen derecede zengin olduğu tartışmasız bir gerçektir.

İkilemeyi kuran sözcüklerin genel özelliklerinin başında ses benzerliği, dana doğrusu ses uyumu, ses güzelliği gelmektedir. Ses benzerliği, anlatım zorunluluğu ile birlikte, ikilemeyi kuran endüstriyel büyük etkendir.

Ayrıca Türk dilinde “ikilemeler” konusunda Türkoloji yayınlarında bu konu üzerinde çıkmış araştırmaların sayısı oldukça kabarıktır. İkilemeler konusunda yapılan araştırmaları ileride vereceğim

 

 
Hikâyenin Tanımı Ve Türk Halk Hikâyesinin Kaynakları
genel konular - Edebiyat

Öykü, hikâye olarak da bilinir, gerçek yada düş ürünü bir olayı edebi bir üslupla aktaran kısa düzyazıdır.

Türk halk hikayeleri, efsânelerden, masallardan, menkıbelerden ve destanlardan kaynak olarak oluşmuşlardır. Türk tarihinde gelen hikâyeye malzeme olabilecek eserler bulunduğu gibi başka kaynaklardanda Türk halk hikâyesi beslenmiştir.

Kısaca Türk halk hikâyesinin kaynaklarını belirtecek olursak;

1) Türk kaynağından gelenler: Dede Korkut hikâyeleri, Köroğlu, Âşık Garib, Kerem ile Aslı, Tâhir ile Zöhre gibi hikâyelerdir.

2) Arap-İslam kaynağından gelenler: Leylâ ile Mecnun, Ebu Müslim, Battal Gazi...

 3)İran-Hind kaynağından gelenler: Ferâd ile Şirin, Kelile ve Dimne vb.

Bu saydığımız kaynaklardan beslenen Türk halk hikâyeleri; Modern hikâyeciliğin oluşmasında önemli rol oynamışlardır.

 
HİCİV
genel konular - Edebiyat

hiciv 

Kişi,kurum ve olayları gülünç hale sokmak,alaya almak, iğnelemek veya hakaret etmek suretiyle küçük düşürmeyi ve rezil etmeyi amaçlayan ve genellikle manzum olan türe “hiciv” diyoruz.


 
sevgi
genel konular - Edebiyat
güzel bir animasyon
 
Türkçe bilim dili değildir (mi?)
genel konular - Edebiyat

H. Avni Öztopçu   ders BELGELİĞİ, 5 Ocak 2000

“Üniversite, bir toplumun düşünce ve bilgi lokomotifidir. Orada kendi dilimizi kullanmazsak, nasıl güçlü bir ülke olabiliriz?

 

 
GELENEKLİ TÜRK TİYATROSU
TÜRKCE - TEMEL EDEBİYAT BİLGİLERİ

Zamanımızdan yaklaşık dört bin yıl önce Orta Asya’da yaşayan Türk boylarının bulunduğunu biliyoruz. Türklerin sığır,yuğ,şölen adları verilen törenlerindeki gösteriler,gelenekli Türk tiyatrosunun ilk örnekleri sayılabilir. Bu törenlerin yönetmen ve oyuncuları şaman adı verilen din adamlarıdır.

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 12 - 22 Toplam: 233

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Dilimizin Geleceği
Dil bir toplumu toplum yapan unsurların en önemlisidir. Dilimizi bileni bizden, bilmeyeni yabancı sayarız. İnsanlar arasındaki ilişkiler dil ile kurulur, yürütülür, gelişir, kimi zaman ...
Cahit Zarifoğlu
1940 yılında Ankara'da doğdu. Babasının memuriyeti dolayısıyla ilk ve orta öğrenimini yurdun çeşitli yerlerinde yaptı. Liseyi memleketi K.Maraş'ta tamamladı. İ.Ü. Edebiyat Fakülte...
ANLATIM BOZUKLUKLARI
Anlatımın yazılı ve sözlü olmak üzere iki temel yolu vardır. İki anlatım yolu arasında kullanılan dil açısından farklılıklar olması doğaldır. Anlatımın işlek, açık ve etkili olması i...
ANLATIM BİÇİMLERİ VE ÖZELLİKLERİ
Anlatım, bir kimseye bir şey hakkında bir şey söyleme, bir şey anlatma işidir. Bu söyleme ve anlatma gelişi güzel olmaz. Anlatımı yönlendiren, biçimlendiren yazarın amacıdırBir yazar, acaba söz veya...
5 HECECİLER
Hecenin Beş Şairi [Orhan Seyfi (Orhon) 1890-1972; Halit Fahri (Ozansoy)  1891-1971; Enis Behiç (Koryürek) 1891-1949; Yusuf Ziya (Ortaç) 1895-1967; Faruk Nafiz (Çamlıbel)1898-1973] İkinci meşrutiy...
19. Yüzyıldan Günümüze Türk Şiiri
TANZİMAT Tanzimat; düzenlemeler, yeğlemeler,ıslahat anlamına gelir, "tanzim"sözcüğünün çoğuludur. Tanzim ise Arapça "nazm"dan gelir. Sıraya koyma, dizme, sıralama, ıslah etme, ...
KEÇECİZADE İZZET MOLLA
Mevlevi tarikatına bağlı , derviş ruhlu, olgun bir insan olan Izzet Molla, nüktedan bir şairdir.Dürüst tabiatlı, kendisine yapılan iyilikleri unutmayan bir insan olduğundan , çok iyilik ve iltifatla...
ÇOCUK EDEBİYATININ GENEL NİTELİKLERİ
A. BİÇİM BAKIMINDAN ÇOCUK EDEBİYATI Çocuk kitapları, okuyucu zümrelerinin özelliğine göre biçim açısından farklılıklar gösterir. Çocuk edebiyatı eserleri de, çocuğun yaş ve seviye...
TENASÜP SANATI
Uygunluk. Divan şiirinde anlam bakımından aralarında çeşitli ilgiler bulunan iki veya daha fazla kelimeyi tezat olmaksızın bir araya getirme sanatı.        &n...
İkilemelerin Genel Özellikleri
Dilimizdeki ikilemelerin hiçbir dilde görülmeyen derecede zengin olduğu tartışmasız bir gerçektir. İkilemeyi kuran sözcüklerin genel özelliklerinin başında ses benzerliği, dana doğrusu ses uyumu, ...
Dil ve Anlatım Dersi Ders Notları
1)Anlatım:Herhangi bir konu üzerinde konuşurken veya bir konu üzerine yazarken,belli bir gayeyi gerçekleştirmek isteriz.Bu gaye,bizi dinlemekte veya okumakta olanlara bilgi vermek,onl...
Yaratımsız Dönem Ve İkinci Yeni
1950’lerde toplumsal yapıda kimi değişimlerin belirginleştiği görülür. II. Dünya Savaşı, tek parti yönetiminin baskısı, toplumsal gelişimindeki dengesizlik sınıfsal çatışmayı körüklemiş, çok...
Divan edebiyatı ve milli edebiyat Dönemlerinde ele alınan Temaların karşılaştırılması
DİVAN EDEBİYATI: Divan edebiyatının temeli Arap edebiyatının üzerine kurulmuştur. Bu edebiyat, eski bir uygarlığa sahip ve o ölçüde eski ve geleneksel bir edebiyatları olmasına rağmen, öncelikle İ...
Eşanlamlı Eski Ve Yeni Kelimeler
ESKİYENİabideanıtablembelirgeablukakuşatımacayipyabancıacele etmekİvmekaceleciivecenAcz (aciz)düşküadabı muaşeretgörgü  ...
İKİ NOKTA ( : )
İKİ NOKTA ( : ) Başkasından aktarılan yazı ya da sözlerde, tırnak ya da konuşma çizgisinden önce: Cemo sopasını yere indirdi ve: - Git sopanı al öyleyse! Dayağı yiyeceksin. ...diye ...
Dil bilgisi giriş
Dil: İnsanların duygu, düşünce ve isteklerini anlatmak için kullandıkları ses ya da işaretler sistemidir. Dilbilgisi : Bir dili oluşturan sesleri, kelimeleri, cümleleri ve bunlarla ilgili kurallar...
KELİME
KELİME Türkçe kelimeleri anlamlarına, yapılarına ve cümlede aldıkları görevlere göre sınıflandırabiliriz. Bu sınıflandırma aşağıdaki tabloyu meydana getirir. Anlamlar...
ZARFLAR
ZARFLAR     ZARFLAR     Hal Zarfları Zaman Zarfları Yer ve Yön Zarfları Azlık - Çokluk Zarflerı Soru Zarfları Yüklemin anlamını hal ve...
NOKTALI VİRGÜL ( ; )
NOKTALI VİRGÜL ( ; ) Birbirine bağlı, fakat her biri kendi içinde bağımsız cümleleri ayırmada: At ölür, meydan kalır; yiğit ölür, şan kalır. İki cümle birbirine ve, ama, fakat, çün...
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER
YAPILARI BAKIMINDAN KELİMELER 1. Basit Kelimeler: Kelime kökü ek alsa bile anlamca bir değişikliğe uğramamışsa, bu tip kelimelere BASİT KELİMELER denir. Genellikle kök halindeki (bazen gövd...
FİİLLER
FİİLLER FİİL: Varlıkların yaptıkları işleri, eylemleri, zaman ve kişiye bağlayarak anlatan kelimelere FİİL denir.           Fiil olan sözcük...
YAZIM KURALLARINA GİRİŞ
 Yazıda doğabilecek karışıklıkların önüne geçmek, yanlış okumayı önlemek, okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak, herkesin aynı şekilde yazıp okumasını sağlamak için belirlenmiş olan kurallara imlâ...
PEKİŞTİRLMİŞ KELİMELERİN YAZILIŞI
 Pekiştirme sıfatları ve zarfları bitişik yazılır: dümdüz, sapsarı, mosmor, kapkara, apaçık, tertemiz, çepeçevre, sapasağlam, darmadağınık, yapayalnız, çırılçıplak, çepeçevre...
İNCELTME VE UZATMA İŞARETLERRİNİN YAZILIŞI
 Düzeltme işareti Türkçe olmayan kelimelerde kullanılan bir işarettir. Bu işaret hem uzatma hem de inceltme görevinde kullanılır. İnceltme görevi sadece "g, k, l" ünsüzleri için; uzat...
EDATLARIN YAZILIŞI
 Edat ve bağlaç olarak kullanılır. Yazılışları bakımından aralarında fark yoktur. Bu kelime kendinden önceki kelimeye bitişik de yazılabilir, ondan ayrı da... Bitişik yazılan "ile"...
ÜNLÜ UYUMUNA AYKIRI EKLERİN YAZILIŞI
 --yor (şimdiki zaman eki): Sadece -yor şeklinde yazılır, ünlü uyumlarına aykırıdır. geliyor, biliyor, istiyor, gizliyor... --ken (zarf-fiil eki): Ünlü uyumlarına aykırıdır. Sadece -ken şekl...

Spotlight

Stop
Play